GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

Tek Parti Dönemi'nde Ders Kitaplarına Giren Irkçı Düşüncelere Örnekler/Ahmet Yıldız

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Tek Parti Dönemi'nde Ders Kitaplarına Giren Irkçı Düşüncelere Örnekler/Ahmet Yıldız

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Cuma Şub. 06, 2009 4:43 pm

Tek Parti Dönemi'nde Ders Kitaplarına Giren Irkçı Düşüncelere Örnekler/Ahmet Yıldız

Türk tarihinin yeni kavramsallaştırmasının ana formülasyonu, dört ciltlik tarih teziyle gerçekleşti. Tarih, liseler için ders kitabı olarak tasarlanmıştı; bütünüyle, Türklüğün "ırk" olarak yüceltilmesine dayanmakta ve Türk medeniyetinin bütün medeniyetlerin anası olduğunu vurgulamaktaydı. Tarih boyunca Türk ırkının pekişmesinde İslam sonrası Osmanlı döneminden çok, İslam-Osmanlı öncesi Türk varlığına önem vermekteydi. Bu, Türkiye Cumhuriyetine bir cilt ayrılması, diğer ciltlerin herbiri hacim olarak 400 sayfayı geçerken, Osmanlı tarihine ayrılan üçüncü cildin yalnızca 200 sayfadan oluşmasında da kendisini göstermekteydi.
Tarih I'de insan tarihinin incelenmesi, insan toplumlarının ırki ve lengüistik özelliklerinin incelenmesi olarak görülmüştür. Evren, insan ve toplumun kökenine ilişkin görüşler Darwinci evrim teorisinin önermelerine dayandırılmıştır. "Bilimsel ırkçılık" tezinin kaynağı da bu teoridir. Irk, aynı kandan insanların sahip olduğu bir hususiyet ve benzer fiziki özellikler olarak tanımlanırken, E. Pittard'ın ırkları kafatası indeksine göre tasnifi, Gobineau'nun renge dayalı ırk tasnifine tercih edilmiştir. Dil sınıflamasında da, Türkçe en önemli dünya dili olarak değerlendirilmiş, Türk ulusu "üstün ırk" olarak sunulmuştur. Aşağıdaki ifadeler, Türk ırkının "saffetini" ve ırki-kültürel üstünlüğünü yansıtmaktadır:

Tarihin en büyük cereyanlarını yaratmış olan Türk ırkı, benliğini en çok muhafaza etmiş bir ırktır. Tarihten evvel ve tarihi devirlerde bu ırk da işgal ettiği vasi' mıntakalardaki ve yurtlarının hudutlarındaki komşu ırklarla tesalüp etmiştir. Bu tesalüplerin ekserisinde Türk ırkının bariz ve uzvi vasıfları hakim kaldığından bu karışmalar Türk ırkına kendi hususiyetini kaybettirmemiştir. Ancak uzun devirlerde ve büyük ekseriyetler içinde ihtilalara maruz kalanları temessül edip isimlerini ve dillerini muhafaza edememişlerdir.
... tarihte daima göze çarpar bir birlik arzeden Türk ırkı daima hakim kalan bariz uzvi vasıflarile dimağın en kuvvetli mahsulü olan müşterek lisanları ile, aynı zamanda bugünkü millet tarifine de en uygun büyük bir cemiyettir. Bütün tarihte böyle büyük bir ırkı, bir millet halinde görmek bilhassa zamanımızdaki insan heyetlerinin pek çoğuna nasip olmayan büyük bir kuvvet ve büyük bir şereftir.


Osmanlı Devleti, Türklükle ilişkisi olmayan "yabancı bir devlet" olarak takdim edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ve Orta Asya arasında güçlü bir sözde bilimsel bağ kurulurken, Osmanlı Devletinin Türk ulusunun tarihinde herhangi bir yere sahip olmadığı kabul edilmiştir. Ana argümana göre, Türklerin tarihteki başarıları, pratik ve lengüistik kudretleri ile devlet kurma gelenekleriyle ilişkiliydi. Irki özellikler, Çinliler, Mısırlılar, Hintliler, Persler ve Yunanların Türklerin devlet, ırk ve dil etrafındaki dayanışmalarının sağladığı kültürel üstünlüklerine boyun eğmelerine yol açmıştır.

Türk tarihiyle ilgili sözde bilimsel incelemeler tarih ders kitaplarıyla sınırlı kalmamıştır. Diğer ders kitaplarında, bu arada biyoloji ders kitaplarında da bu "inceleme sonuçları" ter almıştır. Ortaokullar için ders kitabı olarak okutulan Biyoloji ve İnsan Hayatı II isimli kitapta insan nüfusunun ırki açıdan iyileştirilmesini ve ıslahını konu alan öjenikse (ırk ıslahı), müstakil bir başlık etrafında yer verilmiştir. "İnsanlar ve Arz" başlıklı 23. bölümün alt başlıklarından biri, "Irkın Islahı"nı konu alır:

Irkın ıslahı fikri pek eski bir fikirdir. Eski Yunanlılardan alınacak iki tefekkür numunesi bu hususta enteresan misal teşkil eder. Pek savaşçı olan Ispartalılar liyakatsiz ve zayıf fertleri ortadan kaldırmak için sağlam ve tendürüst doğmayan çocukları dağlara atarlar, yalnız kuvvetli ve mütenasip vücutlu olanları yetiştirirlerdi. Sonra öyle ağır ve zor bir talim ve terbiye usulleri vardı ki buna maruz olan gençler arasında ancak en kuvvetli ve en dayanıklı olanlar tahammül edebilirdi. Atina'nın yetiştirdiği dimağların en büyüğü ve insanlar arasında yetişen en büyüklerin biri olan Eflatun sakat ve alil olan insanların çocuk yapmalarına müsaade edilmemesi taraftarı idi. Zamanımızda ırkın ıslahı meselesi birçok sebeplerden büyük bir ehemmiyet almış ve bu dava Evgenik (eugenique) adıyla yine bir ilim şubesine mevzu teşkil etmiştir. Bu ilim şubesi 1875'te Francis Galton tarafından tesis ediliş ve isim de onun tarafından konulmuştur. Evgenik adı "güzel doğma" manasına gelen iki Yunanca kelimeden yapılmıştır. Bu ilmi Galton şöyle tarif ediyor: "Müstakbel nesillerin, ırki evsafını, bedence ve ruhça, ıslah edecek veya tereddi ettirecek mahiyette olup içtimai kontrol altında bulunan amilleri tetkik etmek ilmidir.
Kendi ırkı içinde bile zayıf ve kusurlların elenmesini öngören bu yaklaşımın, aşağı ırkla karışmayı kabul etmesinin dolayısıyla ırklar arası etkileşimi normal görmesinin mümkün olmadığı açıktır.

İnsan vasıflarının kalıtımı konusunda, ruhi ve hissi eğilimlerin de bedeni özellikler gibi cerasete tabi olduğu belirtilir; çünkü ruhi ve manevi vasıflar maddi varlığın (sinir sisteminin bünyesi ve iç ifrazı guddelerinin faaliyeti) bir türevi olarak kabul edilir. Soy konusuna temas edilirken, iyi soy ve kötü soy ayırımı yapılarak, iyi soy'a ilişkin olarak şunlar söylenir:

Kıymetli evsaf ve hususiyetler ailelerde nesilden nesle devam eder. Yüksek meziyetleri ile cemiyette mümtaz mevki tutmuş insanların birçoğunun aile tarihleri tetkik edilince bu mezietlerin o ailelerin birçok fertlerinde tebarüz ettiği görülür. Bazı aileler cemiyete nesilden nesile birtakım alimler, bazıları siyasiler, baızları sanatkarlar vermişlerdir.
Kötü soya ilişkin olarak da, suçlu tiplerin çoğunun kötü ortamlarda büyümüş, ırsi ve akli rahatsızlıkları olan kişiler olduğu belirtilerek, ırsi rahatsızlıkları olan insanların toplumdan yalıtılarak kısırlaştırılmaları, sağlıklı bir toplum için uygun bir politika olarak önerilmekte ve "istikbalin kontrolüne" ilişkin olarak şunlar söylenmektedir:

Mensup olmakla iftihar ettiğimiz Türk ırkı dünyanın en iyi, en sağlam, en zeki ve en kabiliyetli ırkları arasında mümtaz bir mevki sahiptir. Hepimizin vazifesi Türk ırkının asli evsaf ve meziyetlerini muhafaza etmek ve bu ırka layık fertler olduğumuzu her halimizle ispat eylemektir. Bunun içindir ki, kendimizi iyi korumak, öğrendiğimiz biyoloji malumatını kendi hayatımıza tatbik ederek bedence ve ruhça liyakatli yaşamayı kendimize hayat düsturu yapmak milli vazifelerimizin birincilerindendir. Çünkü Türkiyemizin istikbali bugün böyle yaşayacak gençlerin ileride teşkil edecekleri ailelerle yetiştirecekleri yüksek kıymetli Türk zürriyetlerine dayanacaktır.
"Irk ıslahı" başlıklı bölümün sonundaki "Sualler" başlıklı kısmın dokuzuncu sorusu, üstün Türk ırkı tezinin benimsenmiş olduğunu açıkça ortaya koyan bir dile sahiptir: "Türk ırkının yüksek meziyetleri nelerdir? Türk ırkı hangi meziyetleri itibariyle başka ırklardan üstündür?"


Yıldız, Ahmet. [2001] 2007. "Ne Mutlu Türküm Diyebilene": Türk Ulusal Kimliğinin Etno-Seküler Sınırları (1919-1938). İstanbul: İletişim Yayınları. 230-234.

Derleyen: Serdar Kaya

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1455
Yaş : 44
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1468
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Tek Parti Dönemi'nde Ders Kitaplarına Giren Irkçı Düşüncelere Örnekler/Ahmet Yıldız

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Cuma Şub. 06, 2009 4:44 pm

Tek Parti Dönemi'nde Ders Kitaplarına Irkçı Düşüncelerin Girişi [Yıldız]
"Ne Mutlu Türküm Diyebilene", Ahmet Yıldız:

1924-1929 yılları arasında ortaokulların üçüncü sınıflarında ders kitabı olarak okutulan Hamid ve Muhsin'in Türkiye Tarihi, Osmanlı merkezli bir yaklaşım içermekteydi. Türklerin Müslüman olmadan önce devlet organizasyonlarına sahip olduğunu ileri süren görüşün tam karşısında yer alınmaktaydı. Türk ulusçuluğunun telkininde ırk-etnik unsurlara yer verilmemekteydi.
Türk Tarihinin Ana Hatları, Osmanlı merkezli bakış açısından kopuşun başlangıcı oldu. Mustafa Kemal'in direktifi üzerine kaleme alınan bu kitabın yazarları, daha sonra kurulan Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti'nin kurucu üyeleri oldular. Ortaokullar için ders kitabı olarak tasarlanan kitap, Mustafa Kemal tarafından yetersiz bulunduğu için tasarı gerçekleşmedi. Kitap, Türk Tarih Tezi'nin ana önermelerini ihtiva etmekte, ancak sistematik bir metodolojiden yoksun bulunmaktaydı. Osmanlı tarihine 50 sayfa ayırırken, "gayri Türk" Anadolu medeniyetlerinin Türk kökenlerine 100 sayfa tahsis edilmişti. Kitap, dünya tarihi içinde Türklerin işgal ettiği yerin büyüklüğünü vurgulamayı ve "milli inkişafımızın derin ırki kökleri"ni göstererek "Türk deha ve seciyesinin" esrarını ortaya çıkarmayı amalamaktaydı. Türklerin ırki özeliklerine olan vurgusuyla, Hamid ve Muhsin'in Türkiye Tarihi'nden ayrılmaktaydı. Osmanlıların yükselişi Türklükle olan ilişkilerine bağlanırken, çöküşü Osmanlılığı Türklüğe tercih etmelerine atfedilmekteydi. Osmanlı Devletinin küllerinden yeni bir devletin doğması, Türklerin sergilediği ırki asabiyetle (dayanışma) ikişkilendirilmekteydi.


Yıldız, Ahmet. [2001] 2007. "Ne Mutlu Türküm Diyebilene": Türk Ulusal Kimliğinin Etno-Seküler Sınırları (1919-1938). İstanbul: İletişim Yayınları. 229-230.

Derleyen: Serdar Kaya

http://www.derinsular.com/kitap/arsiv.php

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1455
Yaş : 44
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1468
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz