GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

Yeni özgürlükler ve yeni çatışmalar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Yeni özgürlükler ve yeni çatışmalar

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Perş. Mart 20, 2008 12:30 pm

Bulgaristan'da İslam

Yeni özgürlükler ve yeni çatışmalar

Bulgaristan'da yaklaşık olarak bir milyon Müslüman yaşamakta. 1989 yılındaki siyasal değişim döneminin ardından, Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasındaki siyasi ve toplumsal gerilim, ortadan kalkmış değil. Mirko Schwanitz'in haberi.

| Bild:
Müslüman Bulgar kadınları düğün töreninde. Bulgarların yüzde on ikisi Müslüman
| Balkanların eteklerindeki Dolno Isvorovo'nun meydanında heyecanlı bir hareketlilik var. Bir adam bu neşeli durumun sebebini açıklıyor:

"Komşumun oğlunun sünnetini kutluyoruz. Bu geleneksel eğlenceye tüm köy davetli. Bu gibi olaylar şimdilerde son derece olağan karşılanıyor. Sosyalizm döneminde toplu halde eğlenceler düzenleyemiyorduk. Şimdiyse demokrasi var ve bayramlarımızı da topluca kutlayabiliyoruz, herhangi bir sorun da yaşamıyoruz."

Aslında Müslümanların durumu sürekli olarak düzelmiş, diyor başka birisi:

"Burada, 21 binden fazla Müslüman yaşıyor. O zamanlar yaşadığımız sorunların bir kısmı tamamen çözüldü. Topraklarımız bize geri verildi, uzun süredir kendi Türkçe soyadlarımızı kullanabiliyoruz. Kızlarımız anaokulu öğretmeni olarak çalışabiliyor, bazılarımız kendi adlarına şirket kurdular, hatta artık Müslümanlar, polis bile olabiliyor."

"Türk Partisi"nin büyük siyasi etkisi

Ancak Dolno Isvorovo'daki kutlamaların rahatlığı, Müslüman ile Hıristiyanlar arasındaki ilişkilerin son zamanlarda yine bozulduğu gerçeğini de ortadan kaldırmıyor: Bulgarları şu sıralar en çok kızdıran şeyse, siyasi değişimin ardından gelen dönemdeki tüm hükümetlerde yer alan etnik temelli "Türk Partisi" (Hak ve Özgürlükler Hareketi) DPS'nin, onlara göre dengesizce ve yoğun olan siyasi etkisi. DPS'nin idari kademesi daha kısa süre önce, Ermeni soykırımının tanınmasına ilişkin parlamento kararını engellemek için, Ermeni azınlığı terslemişti.

| Bild:
Banya Başı Camii (Sofya)
| Ayşe Hayrola, uzun süre DPS'nin Kazanlak başkanlığını yürüttükten sonra partiye sırtını döndü. Siyasetçi Hayrola Bulgaristan'daki Türk karşıtı havayı şu sözlerle tarif ediyor:

"Birçok Bulgar Türkiye tarafından desteklendiğimize inanıyor bu konuda birçok söylenti dolaşıyor. Kimileri bize, Osmanlı işgalinden arta kalan ve sanki onların devamı olan yeni Osmanlı tayfasıymışız gibi davranıyor. Kısa bir süre Kazanlak'taki caminin duvarları haç işaretleri ve birtakım sloganlarla karalandı: Tüm Türkler Bulgaristan'dan defolsun!"

DPS'nin idari kademesinin yolsuzluk yaptığı düşünülüyor ve kendiyle aynı inanca sahip olanları önemli kademelere getirdiğinden süpheleniliyor: DPS'ye oy vermeyenler, Türk ve Pomakların yani Müslümanlaştırılmış Bulgarların çoğunlukta olduğu Güney Bulgaristan'da iş bulmakta zorlanıyor.

Buradaki maaş ve yevmiyeler, ülkenin genel ortalamasının altında. Medya organları bu gelişmenin, DPS kurmaylarının zenginlikleriyle pekâlâ ilintili olabileceğini düşünüyor.

Çelişkili taktikler

Türklerin siyasi kurmaylarının kötü namı, Kazanlak'taki Müslüman cemaatine de etki ediyor. Bulgaristan'ın merkezinde yer alan bu kentin yeni belediye başkanı, cadde ve sokakları yeniden asfaltlatıyor, bina cepheleri yeniden boyanıyor, işletmeler yeniden çalıştırılıyor. Oysa asıl görevi kent merkezindeki camiyi yenilemek olmalı.

Ama belediye, Müslüman cemaate ibadet evlerini, bunun bir kültür anıtı olduğu gerekçesiyle, geri vermemekte direniyor. Öte yandan yine aynı belediye, bu kültür anıtını koruma sorumluluğunu da, dini hoşgörü kisvesi altına gizlediği bir numarayla üzerinden atıyordu.

"Cami bize ait olmasa da, kullanımımıza sunuldu ve içeride gerekli onarım çalışmalarını yapmamız için bize izin de verildi. Ama tüm bunlar, belediyenin caminin kendilerine ait olduğunu iddia etmesi gerçeğini değiştirmiyor."

Milliyetçi propaganda

İmam Mümin Durmuş'u daha da huzursuz eden bir şey varsa, o da Müslümanlara karşı tutumun giderek daha saldırgan bir ruh haline bürünmesi. Bu haleti ruhiye özel bir kanal olan SKAT gibi televizyon kanallarında yapılan milliyetçi propagandayla daha da körükleniyor.

Bu kanal, çok şey vadeden bir ada sahip ve nispeten yeni bir siyasi parti olan ATAKA'nın yayın organı olarak kabul ediliyor. DPS kurmaylarının yolsuzluğu, bu televizyon kanalının en sevdiği konular arasında yer alıyor.

"Siyasetin çeşitli türleri vardır," diyor Durmuş. "Ancak tüm halkın çıkarını gözettiğinde doğru tür bulunmuş demektir. Oysa bu siyaset sadece siyasetçilerin ceplerini doldurmayı kendine amaç edinmişse, iyi değildir ve Müslüman cemaatin adına da leke sürer, bu demektir ki, başında da doğru siyasetçiler bulunmuyor."

Bu cuma günü imamla beraber cuma namazı kılmak için Kazanlak'taki camiye gizli saklı sadece dört erkek girdi. Bulgarların Müslümanlardan korkusuna en azından burada anlam vermek mümkün değil. Çünkü Bulgar Ortodoks kilisesinin son on yılda yaşadığı türden bir din rönesansı, henüz ülkenin camilerine ulaşmış değil.

"Bulgar Müslümanlar oldukça liberaldir. Bayram ya da cuma namazı gibi büyük törenlerde bile cami neredeyse bomboştur. Dolayısıyla buradaki dini hayatın pek hareketli olduğu iddia edilemez."

Liberal İslamda sonunun başlangıcı mı?

Bu sebeple Mümin Durmuş, bölgedeki Müslüman ailelerin çocuklarına Kuran'ı tanıtmak üzere iki yıl önce bir pazar okulu ve bir tür yaz okulu kurmuş. Kuşkuyla izlenen bu girişim, Hıristiyan Bulgarlar tarafından müstakbel kuran kurslarının ilk örenkleri olarak görülüyor.

Birçok Hıristiyan Bulgar bu okulları, liberal bir İslamda sonun başlangıcı olarak değerlendiriyor. Hele ki Arap ülkelerinin, Bulgaristan'a din dersi öğretmenleri gönderdiğinin ortaya çıkmasından sonra.

"Müslüman olarak gördüğümüz saygının öncelikle bize bağlı olduğunu düşünüyorum. Biz imamlara bu konuda büyük bir sorumluluk düşüyor: Cemaatimizi nasıl yetiştireceğiz? Özellikle de gençlerimizi? Bulgaristan'daki Müslüman ve Hıristiyanların daha ne kadar süreyle barış içinde yaşayacaklarını söyleyemem.

Bu, bize ve burada yaşayan herkesin birbirine gösterdiği karşılıklı hoşgörüye bağlı olacak."

Mirko Schwanitz

© Deutsche Welle 2007

Almancadan çeviren: Ogün Duman

http://www.qantara.de/webcom/show_article.php/_c-674/_nr-102/i.html

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 45
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz