GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

Pomak göcmenlerde müzik ve pesna

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Pomak göcmenlerde müzik ve pesna

Mesaj tarafından Misafir Bir Cuma Mart 07, 2008 10:38 am

Müziksel Görünüm ve Pesna
1996-97 yıllarında batı Anadolu da gerçekleştirdiğim alan çalışmaları,Pomak göçmenlerin müziğinin, iki dikkat çekici özellik sergilediğini göstermektedir. Birincisi, Bulgaristan'dan Anadolu'ya taşınan müzik, bütünüyle sözel olup Pesna olarak adlandırılır. İkincisi, sözleri, çoğun Pomakça olmakla birlikte, Türkçe olanlar da (Taşdelik, No;14; Pmar Senin... , No.15; Kareler de geymiş.... , No.16) vardır.
Bulgarcada şarkı, türkü anlamına gelen pesen sözcüğü, Pomaklarca pesna, pesniya ya da pesne olarak kullanılır. Pesna, bugün Anadolu da yaşayan Pomaklara kendilerine özgü müzik kültürünü temsil eden ve etnik kimlik duygusunu uyandıran başlıca tür olarak karşımıza çıkar.
Yaşlı kuşaktan kişilerin belleklerinde koruduğu dağar, daha çok popüler kültürle yoğrulan gençlerce Yaşlı işi olarak nitelendirilmesine karşın, pesna seslendirmelerinde, bazı sözleri anlamasalar bile dinlemekten zevk almaları dikkat çekiyor.
Pesnaların büyük bölümünde sevda, kahramanlık ve tarihsel olaylar gibi konular işlenir. Cemile Çelik (1933) ve Bayram Badalı'nın (1930) seslendirdikleri pesnalara (No:7-16) konuları sevda olmakla birlikte, İsmail Kurtuluş'un (1929) tambura eşliğinde seslendirdiği pesnalarda kahramanlık (No: 1, 4) ve tarihsel olaylara (No: 2, 4, 6) ilişkin örnekler de yer almaktadır.
Bu CD de yer alan kayıtlar, Rodop'lardan (Filibe yöresi) göçen toplulukların taşıdıkları Pomakça ve Türkçe ezgilerle, Pirin Makedonya sından (Nevrokop yöresi) göçen toplulukların dağarlarında bulunan Pomakça ezgilerden oluşmaktadır. Çelik ve Badalı, 93 Muhacereti sırasında göçen Pomak topluluğunun çocukları olup,
Rodop Pomakları'nın, Kurtuluş ise 1989 yılında Makedonya sınırında bulunan Nevrokop dan Türkiye ye göçmüş olup Makedon Pomakları nın müziksel tavrını yansıtmaktadırlar. Bu iki bölge arasındaki müziksel farkların çalıştığımız kişilerce de çok kesin bir şekilde fark edilmesi ve Rodop işi ya da Makedon işi olarak tanımlanması dikkat çekicidir.(İbrahim Yavuz Yükselsin)

Tambura
İsmail Kurtuluşun kullandığı ve Bulgarcada Drınka olarak adlandırılan tambura iki telli olup kiraz ağacından yapılma "tizene" adı verilen bir çalgıla çalınır. Dörtlü aralıkla düzenen tellerden alttaki ezgi çalmada, üstteki ise çalım sırasında genellikle dem sesini duyurmada kullanılır. Çalgının, tınlama kutusu armut biçimli olup dut ağacından oyulma. Göğüs çam, sap kayın ağacındandır. Sap üstünde 12 perdebağı bulunan çalgı 1,5 sekizli ses genliğindedir. Çalgının tınlama kutusunda sırtta 1 üst kapakta 6-7 tını deliği bulunur. İsmail Kurtuluş un söylediğine göre çalgı, tel sayıları 2 ile 6 arasında değişebilen farklı boyutlarda da olabilmektedir.

Anadolu'ya Göç

Pomakların Anadolu'ya göçü, müslüman ve Türk kökenli diğer toplulukları da kapsayan büyük göç hareketleri içinde yer alır. Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'daki gücünü kaybetmesi ve en sonunda 1877'de patlak veren Osmanlı-Rus savaşı Balkanlardan Anadolu'ya ilk büyük göç hareketini (93 Muhacereti) yaratır. Bunu, 1912-13 B a I k a n Savaşları'nın sonucunda Trakya, Rodoplar ve Pirin Makedonyası bölgelerindeki illerin Bulgaristan'a katılması izler. 1923- 24 yıllarında Yunanistan la yapılan mübadele anlaşması çerçevesinde, savaş sırasında ve sonrasında (1880) Yunanistan a göçen Pomak toplulukların da değiş-tokuş programına alındığı ve Türkiye ye getirildikleri görülür. Bu dönemde Türkiye ye getirilen Pomaklar, mevcut kültürle bütünleşme sağlamaya yönelik devlet politikası doğrultusunda diğer göçmenlerle birlikte Türkiye nin batı ve iç bölgelerine yerleştirilirler. Son büyük göç, 1980'lerde Bulgar hükümetinin isim değiştirme politikası nedeniyle yaşanır. Bugün başta Marmara olmak üzere Ege ve İç Anadolu bölgeleri, Pomak nüfusunun yoğunluk kazandığı bölgelerdir.


Risim'im oğlum Risim'im

http://rapidshare.com/files/97696801/Pomak_Goecmenlerde_Muezik_ve_Pesna_01-Risim_im_Oglum_Risim_im.mp3

Seslendiren: İsmail Kurtuluş


Risim im oğlum Risim im le ley
Risim im oğlum Risim'im
Gezme oğlum başıboş
Başıboş oğlum beyhude
Şu yeşil ormanda
Orman doludur komitalarla
Kadim Bulgar voyvodalarıyla
Bacını oğlum kaçırdılar
Bacınını oğlum Hatice yi
Hem de oğlum onu hristiyanlaştırdılar
Bulgar adı Mariyka'yı verdiler

Bu sözü duyunca Risim le li
Geldi Risim ormandan
Hem de anasına dedi

İndir de ver anam bana kepeneğimi
Kepeneğimi anam süslüsünü
İndir de ver anam bana tüfeğimi
Tüfeğimi anam alacalısını
Ben gideyim anam da şu
Şu yeşil ormana da
Bacımı aramaya anam

Risim tüfeğini aldı sırtına le li
Süslü kepeneğini aldı omzuna
Şu yeşil ormanda
Yürüdü zavallı yürüdü
Bir karanlık kuzluğa
Orada yüksek bir ağaç buldu
Ağacın altında derin gölge
Ağacın dibinde alaca çeşme
Çeşmede soğuk su
Oturdu zavallı dinlenmeye
Soğuk su içmeye
Böylece otururken Risim le li
Onu da ağır uyku bastırdı
Yattı zavallı gölgeye
Uykusunu dağıtmaya
Boylece Risim uyudu
Rüyaya da daldı
Ormanda başladı davullar dövülmeye
Ormanda başladı gayda zırıldamaya
Sıçradı zavallı ayağa
Bir de baktı Risim balkana
O karanlık kuzlukta
Bir düz yaylada
Komitalar hora oynuyorlar
Voyvoda horabaşını çekiyor
Bacısı da bir kenarda oturuyor
Ve tane tane gözyaşları döküyor
Voyvoda horonun başını çekiyordu
Hem de bacısına söyleniyordu
Baksana bana Mariyke nasıl da oynuyorum
Ben sana yakışıyorum
Sen de bana yakışsana
Nasıl da birbirimize benziyoruz
İki tane çuha çiçeği gibi
Bu sözü duyunca Risim le li
Ona çok öfkelendi
Öfkelendi zavallı kızdı
Tüfeğini omuzundan indirdi
Vurdu Risim voyvodayı
O yere düştü
Komitalar ormana kaçtı
Bacısı tek başına kaldı
O da onun yanına vardı
O da ona dedi

Kardeşim be kardeşim Risim
Kim seni getirdi kardeşim buraya
Bu karanlık kuzluğa
Bu kara düşmanlara

O da ona dedi le li
Bacım be bacım Hatice
Kim de seni getirdi buralara
Bu karanlık kuzluğa
Bu kara düşmanlara

Beni be kardeşim getirdi
Kadim Bulgar voyvodası
Hani o horabaşını çekiyordu ya

Götürdü zavallı bacısını le li
Köylerine de vardılar
Bütün köy çıktı
Çıktı da baktı
Baktı da şaştı
Nasıl da bacısını aldı
Bu karanlık kuzluktan
Bu kara düşmanlardan.
avatar
Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz