GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

Bulgaristan-Yunanistan-Türkiye çıkar üçgeni

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Bulgaristan-Yunanistan-Türkiye çıkar üçgeni

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi Ocak 12, 2008 3:22 pm

Siyaset Bilimci Emil Mintchev’e göre, 20. yüzyılda Bulgar, Yunan ve Türk politikasının oyuncağı durumuna gelen Pomakların sorunlarının çözümü, Avrupa Birliği'ne kadar uzanıyor.

Pomakların sorunlarının çözümü de, Avrupa kapılarından geçiyor. | Bulgaristan ile Yunanistan arasındaki dağlarda ve vadilerde yaşayan ve onyıllardır neredeyse unutulma noktasına gelen Pomaklar, sınırların açıldığı, demokrasinin daha geniş kitlelere ulaştığı bu yeni çağdan, dini ve kültürel kimliklerini "onaylatarak" yararlanma çabasındalar.

Uzun süre Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye arasındaki çıkar çatışmaları üçgeninin ortasında kalan Pomaklara şimdi, trajik tarihin izlerini ve sınırları aşarak, köklerini araştırmak ve ortak Avrupa kültüründe kendine bir yer edinmek için yeni olanaklar doğuyor.

Sayıları Bulgaristan’da yaklaşık 200.000–250.000’i, Yunanistan’da 36.000–40.000’i, Türkiye’de ise yaklaşık 300.000’i bulan Pomaklar, Müslüman olmaları ve Bulgarca konuşmaları nedeniyle 19. yüzyıldan bu yana Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye arasında üç taraflı politik çatışmanın içinde yer alıyorlar.

Eldeki koz: Pomaklar

Balkan Savaşları ve Birinci- İkinci Dünya Savaşları sırasıda Trakya’daki toprakların hangi tarafa ait olduğu konusunda Bulgaristan ve Yunanistan arasında çatışmalar yaşanıyordu. Ancak diğer yandan da Bulgar ve Yunan hükümetleri Pomakları, Türkiye'ye karşı - Türkiye her iki ülkede yaşayan Türk azınlıkların statüsü ile ilgili olarak kendilerini etkilemeye çalıştığı için- bir tür "koz" olarak kullanıyordu.

Biri Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde, diğeri de 1975–1989 yılları arasında olmak üzere, Bulgaristan’daki Pomakları - ilk olarak isimlerinden başlayarak - “Bulgarlaştırmak” ve böylece onların dini ve kültürel bakımdan özel olan konumlarını ortadan kaldırmak için iki büyük girişimde bulunuldu.

Böylece bu azınlığın kimlik modeli bile her zaman doğrudan doğruya devletlerarası ilişkilerin etkisinde kaldı: Bir yandan hegemonyaya dayalı dış politika ve irredentizm ideolojisi (etnik bir grubun bütün üyelerinin tek bir devletin egemenliğinde yaşamaya zorlanması), diğer yandan da çoğunluk toplumu tarafından dışlanma.

Türkiye'ye karşı Yunan-Bulgar ittifakı mı?

Trakya'daki Türklerle birlikte Pomaklar, Yunanistan’da resmi olarak tanınan tek azınlık. Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında, Bulgarlar düşman sınıfına alındığında, Pomaklar da “Türk” olarak tanımlandı.

Sonraları Ankara ile gerilimler ön plana çıkınca, Yunanistan’da Pomaklarla Türkler de birbirinden ayrı tutulmaya çalışıldı. Örneğin “Pomakça” ders materyalleri kullanan “Pomak okulları” da işte böyle açıldı.

Atina, Rodoplar'daki ve Trakya’daki Müslüman azınlığı uzun bir süre boyunca "Türk" olarak tanımladığından, Ankara da kendini Pomak azınlığın sözcüsü ve savunucusu olarak görmek zorunda hissetti. Böylece Pomaklar, Yunan iç ve dış politikasının oyuncağı haline geldi.

Bulgaristan’daki Türk azınlık partisinin (BRF), Pomaklar da dahil olmak üzere bütün Müslümanların siyasi temsilcisi olma girişimleri, Ankara’nın Pomaklar üzerindeki etkisinin artabileceği yönündeki Sofya’nın kaygılarına bir yenisini daha ekledi. Bu mesele hakkında her iki tarafın da duyduğu korkular, Sofya ile Atina arasında yeni temaslara yol açabilirdi; çünkü Yunanistan bir süredir Türkiye’nin Trakya ve Rodop Pomakları üzerindeki etkisini kısıtlamaya çalışıyordu.

Çözüm Avrupa'dan geçiyor

Bununla birlikte devletlerarası ilişkilerde Avrupalılaşma trendi, Bulgaristan ile Yunanistan’ın AB üyeliği, ayrıca Türkiye’nin tedricen AB’ye yaklaşması, yakından bakıldığında aslında gerçek anlamda birer çatışma olmayan çatışmaların anlamlı bir şekilde çözülmesinin en iyi garantisi.

Çünkü Avrupalılaşma çerçevesindeki politik gelişmelere paralel olarak Bulgaristan ile her iki komşu devlet arasındaki ekonomik işbirliği de yoğunlaştı: Yunanistan, Bulgaristan’ın dört numaralı ticari ortağı ve en güçlü üçüncü yatırımcısı durumunda. Burgas-Dedeağaç boru hattı gibi bir dizi ortak proje, ekonomik bağları daha da yoğunlaştıracaktır.

Bulgaristan’ın Türkiye ile de ekonomik ilişkileri gelişmekte: Rodoplar’daki “Gorna Arda” barajı ya da Orta Asya’dan gelerek, Türkiye ve Bulgaristan üzerinden geri kalan AB ülkelerine gidecek olan Nabuko gaz hattı gibi ortak projeler de, gelecekte bu noktada önemli rol oynayacaktır.

Yunanistan ile Türkiye ise zaten, özellikle de enerji alanındaki ortak projelerin sunduğu fırsatlardan yararlanmak için, giderek daha çok birlikte çalışmaya eğilim gösteren -geleneksel- ticari ortaklar. Bu üç ülke, sınır bölgesindeki su baskınlarının başarıyla üstesinden gelebilmek için de, gelecekte daha sıkı işbirliği yapacaklar. Ancak burada söz konusu olan yer, Pomakların yaşadığı bölge.

Ülkelerin sınırlarının açılmasının yanı sıra, ekonomik perspektifler ve yeni siyasi açılımlar da, hâlâ çok az tanınan bu halk için, -Avrupa’nın damgasını vurduğu- yeni bir geleceği garantileyen koşulları yerine getirecektir.

Emil Mintchev

Almancadan çeviren Şebenem Sunar
avatar
Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Bulgaristan-Yunanistan-Türkiye çıkar üçgeni

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir C.tesi Ocak 12, 2008 3:35 pm

Harika bir paylaşım bende yazıyı okuyamadığım( orjinalini) için üzülüyordum.

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 45
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Bulgaristan-Yunanistan-Türkiye çıkar üçgeni

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı Şub. 26, 2008 9:31 am

Merkezi Selanik'te bulunan Azınlıklar Grubu Araştırma Merkezi (KEMO) ile Türkiye'deki Lozan Mübadilleri Vakfı'nın Gümülcine'de düzenlediği konferansta azınık eğitimi masaya yatırıldı.
4 Aralık 2004 Cumartesi günü düzenlenen Batı Trakya Türk azınlığı eğitimi ile İstanbul Rum azınlığı eğitiminin sorunları tartışıldı.
Türkiye ve Yunanistan'dan akademisyenlerin katıldığı konferansta Batı Trakya Türk azınlık temsilcileriyle, İstanbul Rum azınlığı temsicileri görüşlerini dile getirdiler. Gümülcine Belediyesi meclis salonunda gerçekleşen konferansa Batı Trakya Türk azınlık üyeleri olağanüstü ilgi gösterdi.

MACAR'A TEPKİ
Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Elçin Macar da "Millet sistemi çerçevesindeki eğitimden azınlık eğitimine" başlığı altında bir konuşma yaptı.
Elçin Macar'ın konuşmasında Batı Trakya Türk azınlığını bölme politikasına paralel bazı görüşleri dile getirmesi salonda bulunan azınlık üyelerinin tepkilerine neden oldu.
Macar'ın tepkilere neden olan görüşleri şöyle: "Lozan'da azınlığın din temelli olarak tanımlanmasıyla, Türk kökenli olmayan Batı Trakya Müslümanlarının da Türkleştirilmesi süreci başlıyor; çünkü bütün Müslüman çocukları bu okullarda Türkçe öğreniyorlar, Türkiye'den yollanan öğretmenlerin eğitiminden geçiyorlar; dolayısıyla mesela Çingeneler, Pomaklar Türkleşiyorlar, hatta belki Türkten fazla Türkçü örnekler ortaya çıkıyor diye düşünüyorum."
Onasis Vakfı'ndan burs alarak bir süre Atina'da bulunan ve daha sonra Yunanistan Milli Eğitim Bakanlığı'ndan doktora sonrası bursu alan Elçin Macar'ın makaleleri Yunanistan'daki "İstorika" adlı yayın organında yayınlanıyor.
İstanbul Rumlarından Herkül Milas da "Uluscu çatışma aracı olarak eğitim" konusunu ele aldı. Milas milliyetçiliğin herkeste mevcut olduğunu ifade ederek, milli çıkar sözkonusu oluğunda herşeyin mübah olduğunu söyledi.
Kapanış konuşmasını yapan Lambros Balçiotis 15 yıl öncesine göre önemli gelişmeler olduğunu, bundan 15 yıl öncesinde Rodop valisinin bulunduğu bir ortamda "Türk" azınlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını hatırlattı.
Konferası izleyenler arasında yer alan Nikolaos Kokkas adlı eğitimci, konferansta Pomakların temsil edilmediğini söyleyince salonda bulunan başta Rodop eski milletvekili Mustafa Mustafa ve diğer azınlık üyeleri kendisine yoğun tepki gösterdi.
Lozan Mubadilleri Vakfı adına konuşan Genel Sekreter ......... katılımın yüksek olmasında ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Eğitim konusunda bazı hassasiyetlerin olduğunu görüyoruz. Balkanlar'da Türk kimlik kavramı İslamı da içerir. Bunlar birbirinden ayrılamaz." dedi.
Konferansın tartışma bölümünde birçok azınlık üyesi söz alarak görüş belirtti
avatar
Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Bulgaristan-Yunanistan-Türkiye çıkar üçgeni

Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi Kas. 08, 2010 12:28 am

İskeçe Belediyesi'nde Eşitlik Listesi'nden Serin Mahalle'de miting
7 Kasım'da gerçekleştirilecek yerel seçimler öncesi mitinglerine devam eden İskeçe (Xanthi) Belediyesi'nde Eşitlik Listesi adayları, 3 Kasım Çarşamba akşamı, Serin Mahalle (Drosero) mitinginde seçmenlerle bir araya geldiler.

Serin Mahalle mitingine, İskeçe Belediyesi'nde Eşitlik Listesi Başkanı Hüseyin Ahmetoğlu'nun yanısıra listede yer alan adayların tamamı, İskeçe (Xanthi) PASOK milletvekili Çetin Mandacı, İskeçe eski milletvekilleri Birol Akifoğlu, Ahmet Faikoğlu ve Orhan Hacıibram, SYRIZA partisi tarafından desteklenen "Sol Ekolojik İttifakı" listesi yardımcı bölge genel sekreter adayı Hüseyin Zeybek, İskeçe Türk Birliği (İTB) Başkanı Ahmet Kara, BTAYTD Asbaşkanı Hüseyin Mehmet Usta, Bağımsız Liste'nin eski başkanları Hasan Malkoç ve Hüseyin Bandak katıldılar.


Mitingte seçmenlere hitap eden Çetin Mandacı, daha önce pek çok kez Şahin köyünü Batı Trakya'nın Çanakkale'si olarak değerlendirdiğini ve bunu dile getirdiğini ancak bugünden itibaren Serin Mahalle'nin de Batı Trakya'nın bir başka Çanakkale'si olduğunu söyledi.


Üç yıldır milletvekili olduğunu vurgulayan Mandacı, 10 gün önce bir karar aldığını ve İskeçe Belediyesi'nde Eşitlik listesindeki arkadaşlarla beraber olacağını söylediğini belirtti. Mandacı bu uğurda eşini ve sekreterini listeye aday olarak verdiğini hatırlattı ve seçmenlerden listeye destek istedi.

Serin Mahalle'de düzenlenen mitingte, eski milletvekilleri Ahmet Faikoğlu, Birol Akifoğlu ve Orhan Hacıibram, listenin eski başkanları Hasan Malkoç ve Hüseyin Bandak, İTB Başkanı Ahmet Kara ve Serin Mahalle'den İskeçe Belediyesi'nde Eşitlik Listesi'nde yer alan adaylar birer konuşma yaparak mahalle sakinlerinden listeye destek istediler. Yapılan coşkulu konuşmalarda ayrıca mahalleye cami inşa edileceği sözü verildi.

http://www.azinlikca.net/index.php?option=com_content&view=article&id=1610:iskece-belediyesi-esitlik-listesi-serin-mahalle-drosero&catid=50:bat-trakya-haber&Itemid=29
avatar
Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz