GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

Slavların Menşei ve Doğu Slavları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Slavların Menşei ve Doğu Slavları

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Cuma Eyl. 21, 2007 1:04 pm

1. SLAVLAR






Slavlar ya da İslavlar, Avrupa'da yaşayan en kalabalık etnik topluluk. Daha çok Avrupa'nın doğusunda ve güneydoğusunda( Balkanlar) yaşarlar. Ayrıca Asya'nın kuzey kesimlerinde yaşamaktadırlar.

Slavlar, Doğu Slavları, Batı Slavları ve Güney Slavları olmak üzere üç gruba ayrılırlar.

Ruslar, Ukraynalılar ve Beyaz Ruslar Doğu Slavları grubuna girer.

Polonyalılar, Çekler ve Slovaklar Batı Slavları grubuna girer.

Sırplar, Slovenler, Hırvatlar, Boşnaklar ve Makedonlar Güney Slavları grubuna girer.

Slavlar dini bakından Ortodokslar ve Katolikler olarak iki ana grupta toplanır. Ayrıca Müslüman( Boşnak, Torbeş, Pomak...) ve Protestan Slavlar da vardır. Ortodoks Slavlar geleneksel olarak Kiril alfabesini, Katolik ve Müslüman (Kiril alfabesini kullanan Torbeşler ve Pomaklar hariç) Slavlar ise Latin alfabesini kullanırlar.

Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Slav


A. Slavların Menşei:


Slavların Hint – Avrupa (Arî) menşeili kavimlerle aynı ırktan oldukları antropolojik ve dil araştırmalarıyla tespit edilmiştir. IX. X. yüzyıl mezarlarında bulunan iskelet kalıntıları eski Slavların ekseriyetle dalikosefal, uzun boylu, yani şimal ırkının hususiyetlerini taşıdıklarını gösterir. VI. yüzyıl Bizans kayıtlarıyla, IX. X. yüzyıl Arap kaynaklarındaki bilgiye göre de Slavların “sarışın” bir kavim oldukları bilinmektedir. Bu suretle antropolojik hususiyetler, Slavların Germen, yani şimal ırkına yakın olduklarını gösterir. Dil, arkeoloji ve bitki adlarının araştırmasından çıkan neticelere göre “ilk Slav Vatanı”nın Vistul Nehri’nden başlayarak Pripet Havza’sını ve Dnepr sahasını işgal ettiği anlaşılıyor. Slav (Slovene) adına ilk defa, eserini M.S. VI. yüzyılın başlarında yazan, Nızians’lı Pseuda Cesarıos’un kitabında rastlanıyor. “Slav” sözcüğünün ne anlama geldiği ve menşei hakkında bilgimiz bulunmamaktadır.


B. Slavların Üzerinde Avar ve Hazar Hakimiyeti:

Göktürk Kağanlığının M.S. 552’de kurulmasından sonra Avarlar’ın bir kısmı İdil (Volga) Nehri’ni aşarak Avrupa’ya gelmişler ve M.S. 568’de Panoya merkez olmak üzere Avar İmparatorluğu’nu kurdular. Böylece Slavlar Avar İmparatorluğu’na tabi oldular. Slavlar uzun süre Avar hakimiyetinde kaldılar. Bu durum Slavların tarihi gelişmeleri üzerinde büyük tesir yaptı. Slavların aktif olarak tarih sahnesine çıkmaları, Balkanlarda ve Bahemya’da yerleşmeleri, ilk siyasi teşkilatlarını kurmaları ve etnik yapılarının değişmeleri hep Avarların hakimiyeti altında iken olmuştur. Avarların zayıflayarak Slav topraklarından çekilmeleri üzerine, Doğu Slavları bir Türk kavimi olan Hazarlar’ın hakimiyeti altına girdiler.

Hazar Devleti VII. yüzyılın sonuna kadar Doğu Avrupa’nın en güçlü siyasi teşkilatı idi. Ticaretle uğraşan Hazarlar Don Nehri’nin aşağı kısmında ve Kerç Boğazı civarında Sarkel ve Tamatarhan gibi şehirler kurdular. Hazarlar ticaret sayesinde çok zenginleştiler. Doğu Slavları Hazarlara tabidiler ve Hazarlara vergi veriyorlardı.


C. Doğu Slavları Tarafından İşgal Edilen Sahanın Karakteri:

Doğu Slavları ilk yurtlarından ayrılıp Dnepr Nehri’nin başına doğru ilerleyerek yavaş yavaş Rus Ovası’nı işgal etti. Slavlar işgal ettikleri bölgelerin coğrafi ve tabiat şartlarına uymak mecburiyetinde idiler. Doğu Slavlarının yayılışında, yaşama tarzlarında, Rus Milleti’nin teşekkülü ve Rus Devleti’nin gelişmesinde VII. ve VIII. yüzyılda işgal ettikleri coğrafi bölgenin büyük önemi vardı. Bu saha genelde düzdür. Ancak yer yer tepeler göze çarpar. Bu coğrafi bölgenin karakteristik özelliklerinden biride nehirlerin çokluğudur. Bu nehirlerin akışları yavaş ve suları bol olduğu için gemiciliğe müsaittirler. Nehirlerdeki balıkların çokluğu Slavların geçimini kolaylaştırdı. Doğu Slavların işgal ettikleri yerin önemli bir özelliği de bu arazinin tamamen ormanlarla kaplı olmasıdır. Ormanlarda av hayvanlarının çokluğu Slavları avcılığa, yabani arıların çokluğu arıcılığa teşvik etti. Bu arazide azda olsa ziraat ve hayvancılıkla da uğraştılar.




D. Doğu Slavlarının Yaşayış Tarzları:

Slavların yaşadıkları ilk bölge ormanlık ve bataklıktı. Bu yüzden tarıma
elverişli değildi. Bu yüzden Doğu Slavları da işgal ettikleri bölgenin tabiat ve
coğrafi şartlarına uyarak avcılık, balıkçılık ve kısmen de arıcılıkla uğraştılar. Doğu Slavları ormanlık bölgelerde alanlar açarak ziraatla da meşgul oldular. Slavların geçim tarzlarının gereği olarak uzun bir süre aynı yerde kalmadılar. Bulundukları
bölgedeki av hayvanları azalınca ve tarlaları daraldıkça Slavlar daha müsait yerler aramak için sürekli yer değiştirdiler. Karşılarında mukavemet edecek bir kavim olmadığından hakimiyetlerini süratle genişlettiler. Batı ve Güney Slavlarının devamlı olarak yerleşmelerinde ve çiftçi olmalarında Avarlar’ın büyük bir rolü olduğunu biliyoruz ama aynı tesirin Doğu Slavları üzerinde etkili olup olmadığı tam arak bilinmiyor. Slavlarda ziraat X. yüzyılda bile çok basit bir seviyedeydi. Slavlar daha çok buğday, arpa, darı ve çavdar yetiştiriyorlardı. Doğu Slavlarının Dneper ve Volga sahasını işgal ettikleri sırada hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Doğu Slavlarında ayrıca dokumacılık oldukça gelişmişti. Keten ve kenevirden kumaşlar imal etmişlerdir.

Doğu Slavları patriarkal bir hayat yaşıyorlardı. irçok büyük uruglara
bölünmüşlerdi. Her urug ayrı “boy”lara ayrılıyorlardı; boylarda “soy”lardan
meydana geliyordu. Bu üç bölümün aynı zamanda urugların ekonomik, dini, hukuki ve siyasi hayatının temelini meydana getiriyordu. Eski Rus Vekayınamelerinin bildirgelerine göre Rus Slavları ayrı boylar halinde, her boy kendi bölgesinde hakimiyet sürmekteydiler. “Boy” birbirine akrabalık bağıyla bağlı “soy”lardan oluşuyordu. “Boy” mal ve mülkü ortaktı her boyun başında bir şef (boyun en yaşlısı) bulunurdu. Doğu Slavlarının yaşayış şartlarının değişmesi ve daha geniş ölçüde ziraatle uğraşmaları neticesinde “boy nizamı” dağılmaya başladı.



E. Doğu Slavların Dini Telakkileri:

Doğu Slavlarının dini inanışlarına gelince onlarda bütün eski kavimlerde olduğu gibi tabiat kuvvetlerini canlı birer varlık olarak kabul ederler ve her kuvvetli bir ilaha isnat etmek şeklinde meydana gelen bir animizmdi. Slavların dini inanışlarının çok basit bir aşamada kaldığı anlaşılıyor; bunu ispatlayan en güzel örnek eski Slav mitolojisinin yok denecek kadar az oluşudur. Doğu Slavlarının en büyük tanrısı “Dajbag” kabul edilmişti; o ışığın ve sıcaklığın menşei telakkiedilirdi; “Svarag” adı verilen makamın gökte olduğuna inanılırdı. Gök gürültüsü ve şimşek tanrısı olarak bilinen Perun, Slavlar arasında çok sayılırdı. Veles ise dürülerin hamisi, yani “hayvan tanrısı” idi. Rüzgar ilahına da
Stribag deniliyordu. Yer tanrısına da “Yaş – Ana – Yer” diye anılır ve insanların
“annesi” sayılırdı. Bu büyük tanrılar bütün Doğu Slavlarında ortaktı. Slavlar ölümden sonra ruhların yaşadığına inanırlar; bu inanca göre cenaze törenleri ve ölüleri anma törenleri düzenlerlerdi. Ölenler ya gömülür ya da yakılarak kulu bir testi içinde mezara konurdu. Mezara hayatta iken kullanılan eşya ve silahlar konulurdu. Ölülerin ruhlarının yeryüzünde dolaştıklarına, ormanlarda ve kırlarda hatta ırmaklarda yaşadıklarına inanılırdı.

Orhan Atlıhan / Çanakkale Savaşlarında Rusya adlı ödevin giriş Kısmıdır.

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 44
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics
» tokat

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz