GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

Balkanlara Özgü Müzik Aletleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Balkanlara Özgü Müzik Aletleri

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Perş. Ağus. 23, 2007 9:36 am

Balkanlara Özgü Müzik Aletleri



Akordeon- Harmonika

Bir çok dilde ;
Almanca : Akordion, Ziehaccordion, Handaccordion
Fransızca : Accordeon
İngilizce :Accordion, Concertina
İtalyanca :Organino
Sırpça-Hırvatça :Harmonika
Boşnakça: Harmonika
Litvanyaca : Armonika





Portatif, körüklü bir müzik çalgısıdır. 1822 yılında Berlin' de Buschmann' ın, handaolin veya el armonikasını elle çalınacak biçime aktarmasıyla, ilk biçimi oluştu. 1827' de Fransız Buffet, çalgıya bugünkü biçimini vermekle geliştirdi. 1829' da akordeon tipi ortaya çıktı ve 1872'de de Avusturya'da akordion adını aldı.
İlk akordeon tiplerinde, diatonik sesler vardı. 1910 yılından itibaren kromatik sesler ve baslar eklenen bu çalgı, en kusursuz gelişmiş biçimini aldı. Sesinin çıkması, körüğün açılıp - kapanması ile oluşan hava basıncının, alaşımlı dilciklere çarpması sonucu sağlanır. İki kayışla her iki omuza asılır. Sağ el dokunaklarla ezgiyi çalarken, sol el hem körüğü hem de bas düğmelerini yöneterek, sağ ele tartım, eşliği yapar.
Bas düğmelerinden sesler düzen (akor) halinde çıkar. Çeşitli büyüklüklerde yapılır, Sonoritesi (ses tonu)'ni değiştiren düğmeleri de vardır. Notası iki dizeğe yazılır. Üstteki dizeğe yazılan notalar, ikinci çizgi Sol açkısı ile alttaki dizeğe yazılan notalar, dördüncü çizgi Fa açkısı ile yazılır. Üstteki notaları sağ el, alttaki notaları sol el çalar. Kromatik ve diatonik aralıklarla bütün dizimlerde çalabilir.
Ses dizisi genişliği, tiplerine göre değişir. Beş sekizli dokunaklı ve 132 başlı Akordeonlar dahi yapılmıştır. Tatlı, kıvrak bir sesi vardır. Ezgisel işlemlerin her çeşidini kolaylıkla çalabilir.

Melodik.net




yine Muammer Ketencioğlu diyor ki;

Akordeon yakın temasla çalınan bir enstrüman. Aynı zamanda nefes alan bir çalgı. Körük sistemiyle çalıyor çünkü. Ne kadar hava verirseniz o kadar karşılık verir. Hüznünüzü de neşenizi de çok net bir şekilde hiçbir tereddüte yer bırakmaksızın akordeonla ifade edersiniz. Aletinize hakim olduğunuz oranda tabii.

[


En son POMAK tarafından Ptsi Nis. 20, 2009 3:08 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 45
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Balkanlara Özgü Müzik Aletleri

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Perş. Ağus. 23, 2007 9:38 am

Gusli, gusla veya gusle



Balkanlar’da yaygın olarak ancak en çok Sırbistan, Arnavutluk (lahutë), Hırvatistan, Karadağ ve Bosna-Hersek’te görülen çoğunlukla tek telli, uzun saplı, bir çalgıdır.

Genellikle akçaağaçtan veya İstanbul’daki yapımcısı Hasan Güler’in belirttiği gibi Afrika’dan gelen okume ağacından, gövdesi ve sapı birlikte oyularak yapılmaktadır. Ses kutusu oval, armudi veya yaprak biçiminde olabilir. Üzerine keçi derisi gerilir; Güler bu deriyi Kapalıçarşı’dan bulduğunu belirtiyor ve devam ediyor “deriyi raptiye ile geriyorum, eskiden ahşaptan yapılan mıh kullanırdım”. Günümüzde daha çok misina kullanılmasına karşın aslında yaklaşık 40 at telinin birleşmesiyle oluşan tel, burgudan başlayıp perdesiz sapı aşarak gövdenin alt kısmındaki kuyruk takozuna bağlanmadan hemen önce eşikten geçmektedir.
Dengeyi sağlamak için ses kutusunun boyu ile sapı eşit uzunluktadır. Burgulukta farklı figürler kullanılabildiğinden çalgının boyu buna bağlı olarak değişebildiği gibi özellikle teli at kılından yapılanlar, bu telin uzunluğuna göre ayarlanmaktadır. 64 cm ile 80 cm arasında değiştiği görülmektedir.

Sol elin desteği ile hafifçe sola eğik bir şekilde dik tutularak tek dizin üzerine veya iki dizin arasına yerleştirilen çalgı gudalo adı verilen yayla çalınmaktadır. Özellikle burguluklara gösterilen özeni, kemer kısmı oldukça kavisli olan yayda bulmak zordur. Yayın telleri de at kılından yapılmakta olup çalgıya gerilen tellerin yarısı uzunluğundadır. en çok işaret ve orta parmağın tele dokunmasıyla çalınır. Gusli çalan kişi (guslar) aynı zamanda söyler, bu nedenle çalgının akordunu kendi ses sahasına göre yapar.

Maundan yapılan tek burgunun arkaya bakacak şekilde yerleştiği burguluk, bu çalgının en simgesel bölümüdür. Süslü olmasının yanı sıra, oyularak yapılan figürler, yapımcının ve icracının, çalınan müziğin içeriği ile de bağlantı kurarak oluşturduğu ulusal özellik taşımasına özen gösterilen temsili simgelerdir. Hayvan figürleri arasında at başı, kartal başı ve Arnavutların kullandıklarında Arnavutların simgesi olan çift başlı kartala sık sık rastlanmaktadır. Kullanılan bir başka figür ise yine ulusa göre değişen kahramanların portreleridir. Örneğin, tarih meraklısı yapımcı Güler, Bosnalı olmasıyla gurur duyduğu Sokullu Mehmet Paşa’nın ve birçok padişahın resmini burguluğa yerleştirmiştir. Atatürk’e duyduğu saygı ve sevgi nedeniyle onun portresini çalışmak istemektedir.
“Deriden yapılan ses tablasının üzerinde farklı şekiller ortaya çıkaracak şekilde ufak ses delikleri bulunmaktadır. Ses kutusunun tabanına veya arkasına da ufak br ses deliği açılır. Guslar denilen gusle çalan kişi, çalgıyı oturarak, dizlerinin arasına sıkıştırıp, sapından sol eliyle destek verecek şekilde hafif eğik bir şekilde dik tutarak çalar. Tellere, elinin duruşunu değiştirmeden gerili tutulan işaret veya orta parmağını değdirir. Guslar kendi şarkısına eşlik ettiğinden, akortu da kendi ses aralığına göre yapar. Epik şarkıya eşlik etmenin dışında, giriş ve aranağme kısımlarını da çalar. Sarajevo, Belgrad ve Podgrorice’de guslar derneklerinin bulunması bu çalgının popülerliğini koruduğunu göstermektedir. Yugoslavya farklı devletlere bölünmeden önce ulusal kimliklerin bir sembolü ve bu kimlikleri oluşturmada araç olarak kullanılırdı.”

Guslarske pjesme olarak adlandırılan guslenin eşlik ettiği epik şarkıları söylemek, 1930lu yıllara kadar bütün yerli etnik guruplarda ortak bir gelenekti. Daha sonra, guslar şarkıları, Sırplara has kültürel bir miras olarak algılanır oldu. Sonuç olarak, Müslüman kökenli çoğu epik şarkı söyleyenler, epik parçaların tarihsel yorumları Sırpların dikte ettiği tarihsel olayların resmi yapılandırmasına uymadığı için bu geleneklerini bırakmak zorunda kaldılar.

Diyatonik olarak akortlanan 11 ila 36 telli Rus Gusli ile ve üç telli tırnak ve parmak uçlarıyla çalınarak Bulgar Horolarına eşlik eden, kimi zaman gusla diye isimlendirilen gadulka ile karıştırılmamalıdır.

(Belma Kurtişoğlu, savunulmamış doktora tezi, ?)


En son POMAK tarafından Ptsi Nis. 20, 2009 3:09 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 45
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Balkanlara Özgü Müzik Aletleri

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Perş. Ağus. 23, 2007 9:41 am

Gayda

Gayda kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli bir enstrüman adı olup Trakyalı, Bulgar, Makedon ve İskoçların milli çalgısıdır. İskoç Gaydası ve İrlanda Savaş Gaydası en tanınmış modelleridir. Trakya ve Balkanlar da gayda adıyla bilinmektedir. Karadeniz bölgesinde “tulum” adıyla bilinen sürekli pes ses veren ek boruya sahip olmayan çeşitleri vardır.

Gaydanın tüm türleri aynı sistemle çalışmaktadır. Bazen körüklemek koşuluyla hava basılan,bir kamış yardımıyla üflenebilen,içi hava ile doldurulmuş bir tulumdur. Kulakçık biçimindeki parçanın ucunda bulunan supap yardımıyla tulumun içine havanın titreşimi melodik bir ses çıkarır.Kavaldaki deliklerin parmaklar yardımıyla açılıp kapatılmasıyla da tulumun o güzel ve farklı sesini duyarız.

Gayda bir çok Akdeniz ve Karadeniz ülkesinde olduğu gibi İrlanda, İngiltere, Bulgaristan, Makedonya, Polonya, Almanya, Avusturya, Hollanda, Macaristan, İsveç , Hindistan ve Türkiye'de tanınmaktadır.


Gaydanın Tarihi:

Gayda bir çoban çalgısıdır. Büyük bir olasılıkla milattan önce iki bin yıl önce yaratılan tulum yada öteki adıyla gayda, bilinen ilk müzik aletlerinden biridir ve ortaya çıkış yeri kesin olarak bilinememektedir. Kimi iddialara göre Sümer yada Afrika’da, kimilerine göre ise aynı zamanda farklı bölgelerde başlamış olabilir. Tüm bunlara karşın,bir çobanın bu kırsal aygıtı yapabilmesi oldukça kolaydır. Tek gereksinimi bir keçi yada koyun derisi ve kavaldır.

Keltler; tulumun Karadeniz Bölgesi’ndeki bir çok ülkeye ve bu arada da Britanya adalarına dek yayılmasında büyük rol oynamışlardır.İskoç gaydası tüm Avrupa’da,Asya ve Afrika’nın kimi bölgelerinde farklı türleriyle de olsa tanınan bir aygıttır.

Macaristan’da yapılan kazılarda Avarlara ait gayda düdüklerinin ortaya çıkarılması Avar gaydası türünün Avrupa’daki Türk boyları arasında yaygın olduğunu göstermektedir.

Balkanlarda Gayda:

Bulgaristan küçüklüğüne karşın yüzyılı aşkın bir süredir yapılan onbinlerce türkü derlemesiyle bölgesel farkları, halk çalgılarının çeşitliliği ve çok sayıda dahi müzisyeni ile inanılmaz bir hazinedir. Hıristiyanlık öncesi Pagan geleneklerin ve arkaik şarkı formlarının hala capcanlı ayakta durduğu ülkede şarkı söylemede kadınlar açıkça öndeler. Halk müziği icralarında genellikle erkekler çalar, kadınlar söyler.

Zengin dans geleneği pek çok otantik toplulukça korunup dünyanın pek çok ülkesine taşınmaktadır. Bulgar folkloründe kadınların kendi aralarında söyledikleri sedenka şarkılarının ve çalışırken ya da çalışmanın ardından söylenen hasat şarkılarının büyük bir önemi vardır. Bunun dışında ağırlıklı olarak Osmanlı yönetimi yıllarıyla bağlantılı çete şarkılarında da bol miktarda rastlanır.

Dağlık Rodop bölgesinin halk müziği geleneği tüm bölgelerden bambaşkadır. Şarkı ve dansların hemen hepsine Rodoplar’a özgü Bulgaristan’daki en büyük boy gayda olan kaba gayda eşlik eder. Yine şarkı ve danslarda Rodoplar dışında görülmeyen pentatonik gam görülür. Yiğitlik temasının en yaygın olduğu bölge burasıdır. Erkek şarkıcılardaki heybetli ve davudi söyleme özelliği dikkat çeker. Yüz Gayda Topluluğu her yaz hala Rodop dağlarını büyülü tınılarıyla doldurmaktadır. Şarkıcılar Georgi Çiligirov, Rumen Rodopski ve Valya Balkanska Bulgaristan dışında da iyi tanınmaktalar.

Son olarak Rodop ve Pirin dağlarında yaşayan Pomak halkı bugün geleneklerini korumaya gayret etmektedirler. Orta Rodoplarda yaşayan Pomakların müziğinde gayda ve kaval ağırlıklı bir önem taşır. Mesta ve Pirin bölgesi pomaklar'ının müziğine ise daha geniş bir enstrüman yelpazesi eşlik eder.

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 45
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Balkanlara Özgü Müzik Aletleri

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir Perş. Ağus. 23, 2007 10:26 am


_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 45
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz