GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

BULGARİSTAN’DA ASİMİLASYON VE “ZAVALLI POMAKLAR” ADLI BİR RİSALE -5-

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default BULGARİSTAN’DA ASİMİLASYON VE “ZAVALLI POMAKLAR” ADLI BİR RİSALE -5-

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir C.tesi Mart 31, 2012 2:48 pm

Filibe sancağı nıuzûfâlıııüan: Bogot, Saftişta ve Çukurköy ve Gündüzköy karyesi vukû’atı: 9 Şubat sene 1913 târihinde Şir ve Kâlikâ karyesinde zabit mu’âvini Çavuş Angelif ve aynı köy redîf askerlerinden Kolyo Kompaniyacif, Andon Amavudof; Malova karyesi muhtarı Kostadin Damyanof, Angel Gazovif karye-i mezkûre rahibi Vasil Zagorovski ve baş kâtibi Vlaşo Rusenof, Pavelsko karyesi sakinlerinden Atanas Gaştif, râhib Görgi Hristo ve Veştinarof, râhib Pindef, Fonye karyesi muhtarı Hristo Bronzolof, redîf askerlerinden îspas Gazenski ve karye-i mezkûre papazı Popiovan, Lilkova karyesi ahâlîsinden Dolen ve Paşmaklı kumandanlığının idaresinde bulunan redîf asâkirinden (12) yirmi kadar şahıs bâlâda mezkûr kurâ-yı islâmiyyeye gidüp ahâlisine dîn-i nasârânın kabulünü teklif ederler. Ahâlî-i mezkûreden hiçbiri hüsn-ü azalarıyla teklîf-i vâki’i kabul etmez, redd ederler.

Bunun üzerine eşhâs-ı mezkûre, erkek, kadın ve çocuk tefrik etmeyerek bi’1-cümle ahâlî-i islâmiyyeyi enva’ işkence ve tazyîk tahtında bulundurmağa başlarlar. Darb, tehdîd, ahâlî üzerine silâh ile âteş etmek, erkek ve çocukların feslerini atmak, kadın ve kızların ferace ve yaşmaklarını yırtmak, câmî’ ve sâ’ire mahallerde bulunan Kur’ân-ı Kerim ve kütüb-i sâ’ire-i dîniyyeyi ihrâk eylemek, çizmeleriyle çiğnemek gibi vekâyyi’-i fecî’ayı irtikâb eyledikten sonra cevâmi’-i şerîfenin minarelerini hedm, yerlerine çan ve haç ta’lîk ederek cevâmi-i şerîfenin minarelerini hedm, yerlerine çan ve haç ta’lîk ederek cevâmi’-i mezkûreyi kelîsâya tahvîl ederler ve derûnlarını esnam ve tesâvîr ile doldururlar. Ba’dehu ahâlî-i islâmiyyenin cümlesini cebren kelîsâ ittihâz olunan cevâmi’ derûnuna ânları doldurarak âyîn-î hıristiyâniyye üzre hıristiyân yapmağa başlarlar.

Bâlâda esâmîsi muharrer olan papaslar her ferdi yegân yegân huzurlarına celb eyler ve ânlara yedlerinde bulunan haçı cebren öpdürürler. Öpmekden imtina’ edenler şiddetle darb edilirler. Kadın ve kızların başlarından birer mikdâr saç kesilir ve bütün ahâlînin üzerlerine zor ile hristiyanlarca mukaddes add olunan su serpilir. Bundan sonra erâzil-i mezkûre yüksek sesle Hazret-i Muhammed’e tükürmeğe başlarlar! Ahâlî-i islâmiyyeyi (13) dahi cebren ol hazrete tükürmeğe mecbur ederler ve müşârün- ileyhin dîninden vaz geçdiklerini dayak kuvvetiyle i’tirâf etdirirler. Vefat eden müsliimanları cebren âyîn-i hristiyâniyye üzerine hristiyan kabirlerine defn ederler. İşbu vahşetin şiddet-i te’sîrinden sâ’ika-i y e ‘s ile ahâlî-i islâmiyye-i kura çoluk çocuğu ile birlikte gece vakti dağ ve bayırlara firar ederler. Orada mevsim-i şitânın en bürûdetli zamanlarında orman ve mağaralar içlerinde ve taş altlarında aylarca aç ve bî-ilac pek perişan bir halde emrâr-ı evkât ederler.

Safteşte karyesi sakinlerinden İsmail bin Lütfî, zevcesi Nesîbe, validesi Nefise, Şerif bin Hüseyin Çavuş, Gündüz karyesinden İbrahim bin Hüseyin ve Çepelli karyesi sakinlerinden Dramah-oğlu Mehmed şaiben intihar eylemişlerdir. Filibe sancağı muzâfâtından Peştere kazasına tabî Çepine havzası dahilindeki kurada vukû’bulan mezâlim ve fezâyih.

———————————————————–
Banye Karyesi Vukû’atı 18 Mayıs 1913 târihinde Aleko (Ali) kerîmeleri Ayşe ve Ümmetullah ve Belübaş kerîmesi ürküş nâm islâm kadınları karye-i mezkııre dâhilinde ikâmet etmekde bulunan asâkirinden Angel Tomof, Nikola Yuvanof, Dragon Ahilof ve Vasil Radof (14) nâm eşhas-ı rezîle kuvve-i cebriyye ile hanelerinden ihrâc ederek köy kançılaryasına* götürürler orada zavallıları köy papası Vasil ve komitecilerden Kolo, Dragan ve Görgi nâm eşhasın muvacehesinde ber-sûret-i caniyâne ve vahşiyânede darb etdikden sonra papasın emriyle taht-ı tevkîfe alırlar.
Yine târih-i mezkûrede karye-i mezkûre ahâlîsinden Stoyan nâm şahıs otuz kadar komitacı ile birlikde islâm kadınlarının yıkandığı bir kaplıcaya girerek ânlar üzerine kılıçlarıyla yürürler. Bîçâre kadınlar sâ’ika-i havf ile elbiselerini kaplıca içerisinde terk ile oradan firar ederek çırıl çıplak karye derûnuna vâsıl ve güç hâl ile hanelerine dâhil olurlar.
10 Nisan sene 1913 tarihinde Çepine havzasında vâkî’ Kamanisa karyesi sâkinlerindn jandarma çavuşu Botcovisof nâm şahıs bâlâda mezkûr Banye karyesi sakinlerinden Sa’îd kerîmesi Raşîde ve Monla Hasan kerîmesi ümettullah’a yolda rastgelerek üzerlerine bir kelb-i akûr gibi hücum eder, kılıcıyla anlarun ferace ve başörtülerini paramparça eyleyerek ve bir tavr-ı bî-edebâne ile “yavrularım, saklanmayınız.
İşte ben sizin yüzünüzü açtım durunuz bakalım hanginiz daha güzelsiniz” diyerek ânların daha bed mu’âmele etmeğe kalkışır. Keza 3 Eylül sene 1913 târihinde Bâne karyesi ahâlî-i hristiyâniyyesinden: Bozacı Ilristo, köy (15) jandarması Yordan Paliforof nâmındaki caniler karye-i mezkûre papası Kristo Yuvanof, Filip Danailof, Kâtip Kristo Grançarof ve muhtar Atanas Savof nâmındaki eşhasın teşvîkâtıyla tarlalarından avdet etmekdc olan karye-i mezkûre sakinlerinden Salih kerîmesi Rabiş, Sono kerîmesi Meryem, Mehmed kerîmesi Saliha, Hüseyin kerîmesi Saliha, Hacı Emin kerîmesi Seyyide, Hasan kerîmesi Nesîbe, İsmail kerîmesi Rabiş, Mustafa Derman kerîmesi Metiyâ, gelinleri Fatma ve Ayşe nâmındaki islâm kadınlarının köy kenarında üzerlerine hücum ve mesture bulunduklarını bahane ile ânları bayıltıncaya kadar darb ederler. Ferace, çarşaf ve başörtülerini ber-sûret-i gaddarâne ve vahşîyânede bıçaklarıyla paralarlar. Bununla da iktifa etmeyüp bîçârelerün elbiselerini dahi süngü ve kılıçlarile yırtarak zavallı kadınları sokak ortasında çırıl çıplak bırakırlar. Bundan sonra da ânları çimdirmek, öpmek ve sâ’ir nâ-mahrem mahallerini yoklamak gibi medeniyyet ve insâniyyette asla yakışmayan bî-edebâne harekâtda bulunurlar. Yine aynı eşhas karye-i mezkûre dahilindeki islâm hanelerine cebren duhûl ile: Pore-oğlu Ahmed, Mustafa-oğlu Aliş, Rapgin-oğlu Receb (16) Resim (resimdeki şahıslar numaralandırılmış olup kim oldukları 17. sayfada belirtilmiştir.) (17)
Bulgaristan’daki Fâci’aların Temâsîli Tanassur etdirilen müslümanlara â’id in’ikâsât-ı mü’ellime Bulgaristan’da vâki’ (Peştere) ahâlisinden olup son günlere kadar dîn-i aslîlerine avdetlerine mümâne’at edilen Pomak dindaşlarımızdan:
Asıl İsimleri —Bulgar İsmi
1- Bekir bin Mehmed –Yivatı
2- Mehmed bin Salih– Dimitri
3- Mehmed bin Halil– Dimitri
4-Hafız Halil –İliyâ
5- Fatma –Evsinyanka
6- Hasan –Asen
7- Emin –Mitiko
8- Ümmedi– İliyâ(18)
Zazo-oğlu Salih,
Tomba-oğlu Salih,
Sergi-oğlu İbrahim,
Metooğlu Ali,
Meradin-oğlu Ali,
Meno-oğlu Mehmed,
Karaca-oğlu İbrahim,
Baro-oğlu Hasan,
Ali-oğlu Yusuf,
Mino-oğlu Monla Hasan,
Bakkal-oğlu Mehmed,
Kara Hafız Efendi,
Kerto-oğlu Abdi,
Kerto-oğlu Ali,
Kayno-oğlu İsmail,
Manço-oğlu Mehmed Ali,
Kego-oğlu Mehmed,
Ilıcalı Yusuf,
Bekir oğlu Ali,
oğulları Hasan ve Ahmed,
Balcı oğlu Aliş,
Divak oğlu Ahmed,
Arif oğlu Ali,
Hafız Nalbantof,
Aliş Kalanof,
Alko oğlu Seyfi,
Ahmedof,
Abdi Memişof,
İbiş Paçof,
Abdi Reyşof,
Mehmed Tomif,
Mehmed Revnof,
Hüseyin Bilalof,
Hüseyin Başkof,
Hüseyin Lelekof,
Mehmed Arifkof,
Hüseyin Menof,
Mehmed Dedekof,
İsmail Diderof nâmındaki müslümanları pek gaddârâne ve vâhşiyâne bir sûretde darb ederler ve merkûmûni baygın bir halde bırakırlar.
Karye-i mezkûre ahâlisinden
Fatma Anzova,
Ali Monla Aliyef,
Mustafa Kandof,
Metiyâ Şispeva,
Hasan Deremalof,
Saliha Kantova,
Kahveci kızı Meryem,
Hatica Kertova,
Arago kerîmesi Meryem,
Mehmed Lolof,
Ahmed Divakof,
Hüseyin Mokof,
Hüseyin Terzof,
Bâlî Karof,
Biyo Biyof nâmındaki kesân şiddet-i darbdan vefat (19) etmişlerdir.
El-hâsıl işkence, havf ve ahvâl-i sâ’ire-i rûhiyye ilcâ’âtiyle yalnız Banye karyesinde dört ay zarfında vefat edenlerin mikdârı beşyüzü tecâvüz eylemişlerdir.
Çepine’nin Ortaköy Karyesi Vukû’atı 16 Mayıs sene 1913 târihinde karye-i mezkûre sakinlerinden Kopit kerîmesi Fatma, İbrahim kerîmesi Fatma, Mehmed Ali kerîmesi Ayşe nam islâm kadınları sokakdan geçerlerken mesture bulunduklarını gören köy papası Vasil ve mu’allimesi Rose Vahman yüksek bir sadâ ile orada bulunan askerlere emr eyler, ânlar da zavallıları zorla papasın dâ’iresine götürürler. Papas merkûmelere hitaben bir tavr-ı vahşiyâne ile “biz, sizi Hristiyan etdik, siz hâlâ bu kalın kafadan vaz geçmeyecekmisiniz, bu ferace ve başörtüleri nedir” diyerek orada bulunan askerlere emr eder ve bîçâreleri öldüresiye döğdürdükten sonra ferace ve başörtülerini yırtdırır.
Mehmed Ali kerîmesi Ayşe şiddet-i darbdan sâ’ika-i havf ile hâmil bulunduğu çocuğu düşürür. Yine aynı askerler papas ve mu’allimenin emriyle karye dahilindeki islâm evlerine zorla girerek bundan böyle mesture görülen kadın ve kızların ve âyîn-i Muhammedi üzre ibâdet eden kimselerin i’dâm cezasıyla (20) tecziye edileceklerini bir tavr-ı tehdîtkârâne ile ahâlî-i islâmiyyeye söylerler.
Çepine’nin Korova Karyesi Vukû’atı Popkoif ismindeki köy papası karye-i mezkûre İslâm kadın ve kızlarını mesture gördüğü takdirde orada bulunan komitacılara tutdırarak ferace, çarşaf ve başörtülerini cebren atdırıyor. Müdâfa’a edenler şiddetle darb edildikten sonra taht-ı tevkife alınıyor. Civarda bulunan kuradan hergün müsellah Bulgar çeteleri Korova karyesine dâhil olarak ahâlî-i islâmiyyeyi ölümle tehdîd ediyor. Şayed ahâlî-i islârniyyeden biri âyîn-i Muhammedi üzre ibâdet ederken görülecek olursa bütün karyenin ihrâk ve ahâlîsinin katli âmm edileceğini bilâ-pervâ söylüyorlar.
Çepine’nin Dal ve Alemdar Kulübeleri Vuku’âtı Çepine’nin Bânye karyesinde sakin polis müdîri Pazarcık’lı Gogozlatin ahâliden Yuvan İştef, Papas Ko’if, Görgi Tomof, karye-i mezkûre muhtarı Lazar, Hristo Kadorin ve ismi mechûl daha üç rahibin kumandan tahtında mezkûr (21) karye komitacı ve serserilerin yüzü mütecaviz eşhas ve papas kıyafetli kimseler 17 Şubat sene 1913 târihinde sırf ahâlî-i islâmiyye ile meskûn Bâlâ’da mezkûr kulübelere giderek ahâlîsi yegân yegân cebren hanelerinden ihrâc ile bir araya getirdikten sonra ânlara hristiyan dininin kabulünü teklif ederler. Âhalî-i islâmiyye teklîf-i vâki’i kat’iyyen redd eder. Bunun üzerine mezkûr cânîler adetâ kudurmuş canavarlar gibi ahâlî-i mezbûre üzerine saldırarak zavallıları engizisyon mezâlimine rahmet okudacak derecede işkencelere ilkâ ederler: darb, söğmek, süngü ile saplamak kadın ve kızların ferace ve elbiselerini yırtmak gibi vekâyi’-i fecî’iyyeyi irtikâb teklîf-i mezkûrı tekrar redd ederler. Bunun üzerine bâlâda esâmîsi muharrer papaslar ahâlî-i islâmiyyeyi ikiye tefrik ederek bir kısmını karye dâhilinde bırakırlar, kısm-ı diğerini ise kati olunmak üzre komitacılara teslim ederler. Komitacılar, papasların emriyle bu bîçâreleri köy haricindeki dere içerisine götürürler. Yarım sâ’at sonra köy dâhilinden silâh sadâları işidilmeğe başlar.
Papaslar köyde bırakdıkları islâmlara hitaben: ”İşte hemşehrileriniz kati olındı, sizin ceza-yı sezanız budur. Siz hâlâ mı înad edeceksiniz yoksa teklîf (22) etdiğim dîni hemân kabul edecek misiniz, acele cevâb veriniz” diyerek kuvve-i tehdîdiyye ile kerhen bîçâre müslümancıklara hristiyanlığı kabul etdirirler.
El-yevm bâlâda zikr olunan kurâ-yı islamiyyenin kâffesinde Pazar ve sâ’ir eyyam resmiyye-i dîniyyede müsellah Bulgar çeteleri ahâlî-i islâmiyyeyi cebren hanelerinden ihrâc ile kelîsâ ittihâz olunan câmi’lere götürüyorlar. Bir mâni’-i meşru’ üzerine gitmek istemeyen veya münferiden gidüp de â’ilesi efradından ba’zılannı hanesinde bırakan kimselere en zalimane bir sûretde darb olunuyorlar.
İcrâ-yı Şekavet Edenler 1913 senesi kânûn-ı sânî ve Şubat ayları zarfında Paşmaklı karyesinden papas Yuvan Dorkof, Rahovo karyesinden papas Anastas, Davudköy papası Stevan, Raykovo karyesinden papas Vasil, papas Gavrail ve papas Anastas, Çakman karyesinden papas Çakırof ve ismi mechûl Sofyalı bir papas ma’iyyetlerinde birkaç yüz komitacı olduğu halde Bâlâda mezkûr sancak ve kazalar dâhilinde vâki’ bî’l-cümle kurâ-yı islâmiyyeye hücum ile zavallı müslümanlar üzerinde icra edilmedik şekavet ve mel’anet bırakmazlar. Eşhâs-ı merkûme-i rezîle evvelâ girdikleri köylerin (23) ahâlî-i islâmiyyesine tebdîl-i mezheb eylemelerini teklîf ederler. Cevâb-ı redd aldıkları yerlerde hemân kuduz köpekler gibi ora müslümancıklarının üzerine saldırarak ekserisini sopa ve tüfeng dipçikleriyle darb, ba’zılarını kılıç ve süngü ile cerh, bir takımını kati eylemek, kadın ve kızların ferace, çarşaf ve başörtülerini ve elbiselerini yırtmak ve ırz ve namuslarına tasallut eylemek gibi en fecî ve en çirkin ef âli irtikâb etmekden asla çekinmezler. Ahâlîsi cerben tanassur etdirilen kurâ-yı islâmiyyenin ba’zısı ile mağdûrîn ve maktûlîn-i islâmiyyenin kısmen esâmisi:
Ahi Çelebi Kazasından
Paşmaklı karyesi:Karye-i mezkûre kısmen ihrâk ve ahâlisinden Çako Adem nâmındaki zât kati edilmişdir.
Raykovo karyesi: Karye-i mezkûre sakinlerinden İncekara oğlu Emin ve Hacı Hafız efendiler ölüm derecesine gelinceye kadar kelisâda darb edilmişlerdir. Bunlardan Hacı Hafız hanesine sedye ile nakl edilmişdir, mûmâ-ileyh sekiz ay müte’essiren hasta yatmışdır.
İflah karyesi: Terpen (Pletena) karyesi: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir. (24)
Fındıcık karyesi: Bu karye de kamilen ihrâk olunmuşdur. Ahâlîsinden Osman kızı Hatice nâmında bir kadın silâh ile itlaf edilmişdir.
Çamlıca karyesi: Köylülerden Hasan Usta oğlu Ahmed, Kara Nu’man oğlu Sadık ve Hacı oğlu Ahmed silâh ile itlaf edilmişlerdir.
Söğütçük: Karye-i mezkûreden elli iki hane ihrâk edilmişdir. Ahâlîsinden Hasan oğlu Receb, Bayrakdâr oğlu Hasan, Onbaşı oğlu Hasan, Müvetgıl oğlu Hasan, Şeyh oğlu Emin, Ali Ağa oğlu Hasan nâm kimseler silâh ile itlaf edilmişlerdir.
Küçük Arda: Karye-i mezkûreli Haydar Salih’in başı yarılmış, Ya’kub oğlu Ya’kub, Ali Hoca oğlu Monla Hasan öldüresiye darb olunmuşlardır; Ya’kub oğlu Ya’kub şiddet-i darbdan deli olmuş, kerîmesinin ırz ve nâmûsu hetk edilmişdir.
Tuyuklu (Tuvişte) karyesi: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir. Ahâlîsinden Boşnak Monla Mehmed oğlu Salih kati olunmuşdur .
Büyük ve Küçük Pala kurası: Kurâ-yı mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir. Çangır Dere karyesi: Karye-i mezkûreden on kişi silâh ile itlaf edilmişlerdir. (25)
Muçurya karyesi: İşbu karyede silâh ile altı kişi kati dört kişi cerh edilmişlerdir. Büyük Dere karyesi: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir. Küçük Dere karyesi: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir. Kokaliç: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir. Yunus Dere: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir.
Esmilan: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir.
Tekfur: Karye-i mezkûre kamilen ihrâk edilmişdir.
Arda Başı: Bulgarlar karyede karı, kız ve erkek olarak silâh ile otuz kişi telef etmişlerdir.
Hasan Koko karyesi:
Tozburun karyesi: Bukovo (Ma’den-ihrâk cedîd): Kirazlı karyesi: Karşılı karyesi: Karye-i mezkûre tesellümden bir hafta sonra Bulgarlar tarafından muhasara olunup ihrâk olunmuşdur. Yanan evlerden firara tesaddî eden erkek, kadın, çocuklar silâh ile itlaf edilmişlerdir. Eşrâfdan Pat oğlu Emin, Med oğlu Mahmud dahi maktûlîn meyânmdadır.
Demircik karyesi:
Kozca karyesi:
Valkan (Balkan) karyesi:
Paşadık karyesi:
Gökçepınar karyesi:
Ketenlik karyesi:
Mustafçova karyesi:
Ayvacık karyesi:
Dan Dere Kazasından Darı Dere (karyesi) İlyasça karyesi
Hürmet karyesi
Ma’den karyesi Karye-i mezkûrenin Varya mahallesi kamilen ihrâk ve ahâlisinden yirmisekiz kişi kati edilmişdir. Câmi’-i şerîfde ve karye dahilindeki evlerde bulunan Kur’ânı Kerîmler kısmen ihrâk edilmiş ve kısm-ı küllisi abdesthânelere atılmışdır.
Alamalar karyesi Sarıyar karyesi Ilıca karyesi Memkova karyesi Şahin karyesi Göneli karyesi Kepenek karyesi Uzundere karyesi Akpınar karyesi Mehmed zevcesi Fatma sâlîben i’dâm edilmişdir. Hasan ve Ömer Çavuşlar komitacılar tarafından kesmeğe yatırılmış Ömer Çavuş’un oğlunun oğlu korkudan füc’eten vefat etmişdir. Kadın ve erkeklerden darb olunanlar hadd ü hesabı yokdur. Mü’min Hoca’nın sakalı tıraş edilmişdir. Ve tıraş ederlerken “dur bakalım Muhammed’ihrâk düşürüyoruz…” derlermiş!. Ma’den-ihrâk Cedîd karyesi: Karye-i mezkûreden Softa oğlu Hafız Şakir telef edilmişdir.
Bâlâlı (karyesi)
Uğurlu (karyesi)
Sinikova karyesi
Karaoğlan karyesi
Sunucak karyesi
Almalıca karyesi
Koşnalar karyesi
Eğri Dere Kazasından:
Lesiçek karyesi
Leskova karyesi (28)
Ilıca karyesi
Kozluca karyesi
Davudköy karyesi
Kiriska Deresi karyesi
Valçan Dere karyesi
Dolaştır karyesi
Hambar Dere karyesi
Balıklı karyesi
Erikli karyesi
Ahren Evrik karyesi
Gümülcüne Kazası:
Yanıköy karyesi
Karakaş Dere karyesi
Yındık karyesi
Arabacı karyesi
Kızılağaç karyesi
Kapinova karyesi
Çakalköy karyesi
Küçük İpdere karyesi
Terez Yoran karyesi (29)
Razlık ahâlisinden Hacı Hüseyin’in evvelâ gözlerini çıkarmışlar. Sonra da kulaklarını, kollarını omuzlarına kadar kesmişler. Bî-çâre bu hal üzre üç gün ber-hayât kalmış ise de üçüncü günü yedi yerinden kasatura ile delinerek şehîd edilmişdir.
Razlık kazasına tâbi’ Yakorit (Yakoruda) karyesinden Hacı Hatib Durmuş Efendi’nin kulaklarını, dudaklarını ve dilini kesmişlerdir. Merkum el-yevm ber-hayât ise de son derece doğulmuş ve vefat eyledi zannıyla mecburen yatmışdır.
Baçovalı Çengo İbrahim Gulak bayırı üzerinde onbir yerinden kasatura ile urulmak suretiyle itlaf edilmişdir.
Razlığ’a tâbi’ Yakorit nahiyesinden Ayşe binti Mehmed nâmındaki hâtûn kendisine edilen zulm ve işkenceye tahammül ederek tebdîl-ihrâk dîn ve mezheb etmemeğe cidden karâr vermiş, ancak iki ciğer-pâresini Bulgar canavarlarının eline terk eylememek içün kendilerini der-âgûş eyleyerek bir teneke gaz yağı üzerine dökmüş ve bu suretle ciğer-pâreleri ile ma’an muhterik olmuşdur.
Ahi Çelebi kazasının Söğütçük karyesi papas ve muhtarı tarafından Sofya kumandanlığına gönderilen bir mektubun suretidir.
Sofya Kumandanlığına Kumandan Efendi Sofya’nın hapishanesinde 339 numaralı odada mevkuf (30) bulunan Edirne topcı onbaşılarından Söğütçük karyeli Salih bin Hasan’ı karyesine azîmet eylemek üzere serbest bırakınız. Buraya vusulünde hemân hristiyan edileceğine kefilim.
İmza Tarih Blagoy Yok
İstihbar edildiğine nazaran 1912-1913 seneleri zarfında gerek yeni ve gerek eski Bulgaristan dâhilinde bulunan din kardaşlarımızı tanassur etdirmek vazifesiyle mükellef olan sınıf-ı ruhbana mükâfât-ı nakdiyye olarak birçok mebâliğ tevzî’ edilmişdir. Papaslar işte bu sayede ya’ni ta’assub-ı dîniyyelerine inzimam eden para hırs ve tama’ıyla nüfus-ı hristiyâniyyeyi çoğaltmak içün engizisyon mezâlim ve vahşetini gölgede bırakmışlardır. (31)
HATİME Ey, ihvân-ı dîn, ey müslümân : Kemâl te’essür ve te’essüf ile okuduğunuz, enzâr-ı ibratinizden geçirdiğiniz ve herbiri kalblerinizi çak çak parçalayacak olan işbu vekâyi’i mü’essife, dindaşlarımız üzerinde harb-i âhir-i meş’ûm esnasında ve bi’l-âhare düşmanlarımız tarafından icra edilen şenâ’at ve cinayetlerin bir milyarda birini bile temsîl ve irâ’e eyleyemez ve buna cidden emîn olunuz. Düvel-i mu’azzamadan ba’zılarının eser-i teşvikiyle meydana getirilen son Balkan Muhârebesi’nin sûret-i zuhurunu elbetde hatırınızdan çıkarmadınız ve çıkaramazsınız. İslâm ve Türklükle alâkadar olan, ehl-i salîb seferinden başka bir şey olmayan muhârebe-i mezkûru hatırından çıkaracak bir Türk, bir müslümân nasıl tasavvur edilebilir? Bu mümkün değildir. Balkan müttefiklerine vekâleten Çar Ferdinand’ın salîb nâmına, i’lân-ı harb beyân-nâmesi unudulabilirmi? O, yirminci asır târihinin en kirli bir sâhifesini teşkil eyleyecekdir.
Son Balkan Muharebesi vahşet, ta’assub ve çirkinlik i’tibâriyle ehl-i salîb muhârebât-ı meşhûresinden farklı değil, belki de daha çirkindir. Ahvâl ve hakikat bu merkezde bulunur, müttefiklerin orduları kavâ’id-i harbi, hukûk-ı beyne’d-düveli ayaklar altına alarak çiğner, ma’sûm çocuk, kadın, kız, ihtiyar, ma’lûl demeyerek (32) bütün müslümânlığa karşı i’lân-ı harb eyledikleri içün … gelenleri kılıçdan geçirir iken, âlem-i hristiyâniyet bütün cism-i câmud ve dilsiz gibi sükût etdi, kaldı ve bu vahşet ve canavarlıklara karşı hemân hiçbir yerden – Mösyö Piyer Loti ve birkaç müstesna sımadan gayrı – bir sadâ-yı i’tirâz ve … kaldırılmadı, çünki akıdılan kanlar, hetk edilen ırz ve namuslar müslümân kanı ve namusları idi. Zehî medeniyyet! Zâten müslümânlarca öteden beri alışılmış olan bir hakîkat muhârebe-i âhîr dolyısıyla bir kat daha vuzuh peyda etdi. Bunun içün müslümânlar, cidden yaşamayı istiyorlarsa yek-diğerleriyle samîmi bir sûretde ve ittihâd eylemeli ve her ân ve dakika vahşî, gaddar, zâlim ve … kanı içmekle lezzet alan canavar düşmanlarından tatlı intikam … içün de elele vererek, vakt ü zaman gâ’ib eylemeyerek hazırlanmalı aynı zamanda her vakitden ziyâde ulûm ve fünûna i’tinâ ederek ilmen, fennen ve iktisâden terakki etmeğe, yükselmeğe çalışmalı ve bu suretle dînlerini, namuslarını, vatanlarını ve’1-hâsıl tam ma’nâsıyla mevcûdiyyetlerini muhafaza etmeli, zîrâ kendine acımayana kimse acımaz, müslümânlar içün muhârebe-i âhîr kadar büyük bir ders-i ibret ve intibah da olmaz ve olamaz!

BİTTİ…..

Aktaran:Yrd.Doç.Dr. Ahmet AKGÜN
……………….
* – Kançılarya: Muhtarlıkta heyet odası.

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 45
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz