GLASUVA NA POMAČİ & ......POMAK HALKININ SESİ
Uye olarak desteklerimizi sunalim.

BULGARİSTAN’DA ASİMİLASYON VE “ZAVALLI POMAKLAR” ADLI BİR RİSALE -2-

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default BULGARİSTAN’DA ASİMİLASYON VE “ZAVALLI POMAKLAR” ADLI BİR RİSALE -2-

Mesaj tarafından pomaklar.com Bir C.tesi Şub. 18, 2012 1:32 pm

Camilerin bir kısmı meyhane, tiyatro salonu ve ahır gibi dini hizmetlerin dışında kullanılmıştır. Bu uygulamanın sebebi, Pomakların hafızalarından İslamiyet ile ilgili bütün mefhumları silmeye çalışmaktır.[12]
Bulgaristan'ı Bulgarlaştırma faaliyetinin bu ilk safhasını oluşturan katliamlar ve göçe zorlamalardan sonra Müslüman Pomakların isimlerini Slav isimleriyle değiştirme ve Hıristiyanlığı zorla kabul ettirme işlemine geçildi. 18 Ocak 1914 tarihli bir raporda Hıristiyanlaştırma ile ilgili Gümülcine ve Kırcaali taraflarında Bulgar Müslüman halkı Hıristiyan dinine girmeye mecbur edip, camileri kiliseye çevirdikten sonra her Pazar günü Hıristiyan ayinine katılmamaları halinde her defa için 15 Lira alınmakta, bu hususta ısrar edenler ise gizlice idam edildikleri kaydedilmektedir.[13]
Bulgarlaştırma ve Hıristiyanlaştırma uygulamaları sıradan başıbozukların yapmış oldukları veya bölgesel bir uygulama değildir. Bulgar Genel Kurmay Harekat Dairesi Başkanı Orgeneral Sarafov'un mahalli işgal komutanlarına gönderdiği talimatla bütün Pomakların Hıristiyanlaştırılması ve Bulgarlaştırılması, karşı koyanların bir bir imha edilmeleri konusunda emirler verilmiştir.[14]
Bu uygulmaa esnasında insanlığa yakışmayacak vahşice davranışlar papazların ve komutanların emirleriyle gerçekleştirilmiştir. Konuyla ilgili ayrıntılara birçok eserde olduğu gibi ekte metni aynen aktarılan Zavallı Pomaklar isimli risalede de yer verilmiştir. Bulgaristan Komünist Partisi Merkez Komitesi'nin emri ile Sofya'da yayımlanan bir eserde Temmuz 1913 tarihine kadar 200 bin civarında Müslüman Pomakın isim ve dinlerinin zorla değiştirildiği belirtilmektedir.[15]
Bu uygulama, I.Dünya Savaşı'nda Bulgaristan ile Osmanlı Devleti'nin birlikte Almanya safında savaşa katılmaları sebebiyle kaldırılmış. Pomaklar eski isim ve dinlerine kavuşmuşlardır. 1923 yılından sonra yeniden Bulgarlaştırma ve Hıristiyanlaştırma işlemine geçilmiştir.
Yeni politikaya göre Türkçe öğrenim yasaklanmış; Türk ve İslam düşmanlığının aşılanması maksadıyla Pomak okullarına Bulgar asıllı öğretmenler atanmıştır.[16]
Eğitim yoluyla Pomakların Bulgarlaştırılması politikasında özel statüde bulunan "Pomak Okulları" ismi "Bulgar Muhammedan Okulları" şekline dönüştürülüp sonrasında "Milli Okul" yani "Bulgar Okulu" durumuna getirilmiş ve mal varlıkları da Bulgarlaştırman okullara aktarılmıştır. Bu işlemin ardından Bulgar ve Pomak okul encümenleri birleştirilmiştir. Bu da yetmemiş, daha önce yasalarla Pomak Türklerine verilen "özel okul açma" haklan da ellerinden alınmıştır. Komünist dönem öncesindeki Bulgarlaştırma ve Hıristiyanlaştırma çalışmalarına Komünist hükümeti zamanında da devam edilmiştir. Bu konuda yine öncelik Pomaklardır ve karşı koyanlarda en acımasız cezalara çarptırılmışlardır. Bu kampanya İlker Alp'in eserinde belge ve fotoğraflarla ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.[17]
Olayın boyutunu göstermesi açısından adı geçen eserin 149.sayfasında yer alan fotoğrafta 18 Mart 1972 tarihinde Dospat Barajı yakınlarında katledilen çocuklar görülmektedir. Ki bu saldırıda Pomak köyleri yağmalanarak kadın ve çocuk ayrımı yapılmadan binlerce Pomak öldürülmüştür.
Ele aldığımız bu risalede Balkan Savaşı sırasında Rodoplar'da yaşayan Pomakların maruz kaldıkları zulüm anlatılmaktadır. Fotoğraf l ' de de görüldüğü gibi eserin ilk sayfasının yırtılmış olması sebebiyle yazarın ismi tespit edilememiştir. Eser Balıkesir İl Halk Kütüphanesi nadide eserler katalogu 553 numarada bulunmakta olup; Rumeli Muhacirin-i İslamiyye Cemiyeti neşriyatından 4 numara olarak yayınlanmıştır.
Bulgarlarla Türkler Osmanlı Devleti'nin idaresinde huzur içerisinde birlikte yaşamışlardır. Kaldı ki, Pomaklar da Bulgarlar gibi Karadeniz'in kuzeyinden gelenler olması [18] hasebiyle komşulukları daha eskilere dayanmaktadır.
93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı ile Bulgaristan'da yaşayan toplumun iyi komşulukları da bitmiş; asırlarca Türk idaresinde yaşayan Bulgarlar, bunun ezikliğini kendi tabiyetinde kalacak toplumdan çok acı bir şekilde çıkarmıştır. 93 Harbi sonrasında yapılan nüfus sayımında ülke nüfusunun yaklaşık yarısından çoğu Türk ve Müslüman
iken[19].
1926 yılında nüfusun dinlere dağılımından İslam nüfusunun %14.41'e gerilemesi [20] Türklerin tabi tutulduğu soykırımın göstergesidir.
Bu risalenin konusu, Balkan Harbi'nde Pomaklara uygulanan zulümdür. Bu zulüm metotları, 93 Harbi'nde uygulananlarla benzerlik göstermektedir.[21]
Bulgaristan'da değişik rejimler iktidara geçtilerse de Rusların tavsiyesiyle tayin edilen devletin ana politikası, yani tek milletin ezici çoğunlukta bulunduğu etnik yapıyı oluşturma politikası, sistematik olarak uygulanmıştır.
Yaklaşık 100 yıl süren soykırımın Pomaklarla ilgili olan Balkan Savaşı esnasındaki uygulamaları olaylara şahit olan bir kişinin kaleminden risaleye yansıtılmıştır. Risalede yer alan başlıklar şunlardır:

1-Filibe Sancağı Muzafatından: Bogot, Saftişta ve Çukurköy ve Gündüzköy Karyesi Vuku'atı (s.1)
2-Banye Karyesi Vuku'atı (s. 13)
3-Bulgaristan'daki Faciaların Temasili (s. 17)
4-Çepine'nin Ortaköy Karyesi Vuku'atı (s. 19)
5-Çepine'nin Karova Karyesi Vuku'atı (s.20)
6-Çepine'nin Dal ve Alemdar Kulübeleri Vuku'atı (s.20)
7-İcra-yı Şekavet Edenler (s.22)
8-Ahi Çelebi Kazasından (s.23)
9-Darıdere Kazasından (s.26)
10-Sofya Kaymakamlığına (s.29)
11-Hatime (s.31)

SONUÇ
93 Harbi esnasında nüfusun yaklaşık yarısı Türk olan Bulgaristan'da yapılan asimilasyon faaliyeti sonucu Bulgar Devleti milli özellik kazanmış ve nüfusun büyük kısmına (1926'da %81.32) Bulgar milleti ulaşmıştır.Yaklaşık 50 yıllık zaman zarfında nüfusun yarısını oluşturan Türkler ya göçe zorlanmış, ya isim ve din değiştirmeye zorlanmış, veya acımasızca katledilmişlerdir.
Pomaklarla ilgili risale de olaylar anlatılırken, soydaşlarımıza uygulanan vahşet gözler önüne serilmiştir. Risalede yer alan Balkan Savaşında uygulanan vahşete savaş öncesinde de savaş sonrasında da, krallık döneminde de komünist dönemde de aynen tesadüf edilmektedir.
Temennimiz soykırımla suçlanan milletimizin bu şekilde soykırıma bir daha tabi tutulmamasıdır.

Devam Edecek………………

Yrd.Doç.Dr. Ahmet AKGÜN
---------------

[12] Hüseyin Memişoğlu, (1991), Pomak Türklerinin Tarihi Geçmişinden Sayfalar, Ankara:
s. 28.
[13] Aynı, s. 32; Halaçoğlu, Ön.ver, s. 42.
[14] Memişoğlu, Önce ver., s. 29.
[15] Aynı, s. 31.
[16] Aynı, s. 33.
[17] İlker Alp, (1988). Bulgaristan Atrocities, İstanbul: s. ?
[18] Halaçoğlu, Ön.ver, s. 42 n.257.
[19] Memişoğlu, Bulgar Zulmüne...., s. 9.
[20] Celâl Aybar, (1935), Bulgaristan Nüfusu, İstanbul, s. 22.
[21] Ayrıntı için bkz. Hüseyin Raci Efendi, Hüseyin Raei Efendi, (1990), Zağra Müftüsünün
Hatıraları, Yay. Haz. M. Eıtuğrul DUzdağ, İstanbul: Titnaş Yayınlan.

_________________
Edna Pomashka Obich
Bir Pomak Sevdası
www.facebook.com/pomakistan
avatar
pomaklar.com
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 1454
Yaş : 44
Yaşadığınız Yer - Doğum yeri : İsveç ( Pehlivanköy )
İşiniz : Yazar,araştırmacı),Siyaset
Tesekkur : 42
Puan : 1467
Kayıt tarihi : 27/05/07

Character sheet
Blog: test

http://pomaknews.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz